Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/16977 E. 2015/31215 K. 12.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16977
KARAR NO : 2015/31215
KARAR TARİHİ : 12.11.2015

Tebliğname No : 15 – 2011/407513

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/07/2011
NUMARASI : 2011/78 (E) ve 2011/475 (K)
SANIK : A.. Z..

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Demir-doğrama işi yapan şikayetçinin yanına gelen ve…. tarafındaki yazlığına yaptırılacak demir-doğrama işleri bulunduğunu söyleyerek onunla diyalog ortamı oluşturan sanığın, konuşmalar esnasında çalan telefonunu açtığında, şikayetçinin de duyabileceği tarzda “…hocam, bu eşyalar o paraya verilmez, yazık, günahtır… başka yerlere bakarız…” gibi merak uyandıran cümleler kurması sonrasında ona dönüp, “…oğlumun öğretmenleri yurt dışına çıkıyorlar, evlerindeki eşyaları ikinci el dükkanına satmak istemişler, çok az para veriyorlarmış… benden yardım talep ediyorlar…” diyerek, eşyaların niteliklerini sayarak, şikayetçinin konu ile ilgilenmesini sağlaması ve cazip fiyatla bunları alabileceklerini belirtmesi, eşyaları alabileceğini söyleyen şikayetçi için sözde eşya sahiplerini telefonuyla arar gibi yapıp “…eşyaları gariban, yeni evlenecek birine alacağız… Biraz daha indirim yapın…” sözleriyle, 800 TL’ye eşyaların alınacağına şikayetçiyi inandırıp, ilerleyen aşamalarda hileli davranışlarına devam ederek ondan bu parayı almayı başarmasını müteakip; bir bahane ile “döneceğim” diyerek onun yanından uzaklaşarak haksız yarar sağlaması eyleminin “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma-kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan “sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine” ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceğinin nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 53. maddenin tatbikine ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.