YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15931
KARAR NO : 2015/30790
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/71307
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/12/2011
NUMARASI : 2010/380 (E) ve 2011/407 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklardan ……. kendisine ait bina inşaatının iskan ruhsatının alınması için gerekli olan sigortadan “borcu yoktur” belgesinin temini için özel bina inşaatlarında asgari işçiliği doldurmak gerektiğinden inşaatında fiilen hiç çalışmadığı halde ekonomik yetersizlik içerisinde bulunan ve sanık ………….. taşeronluğunu yaptığı ….. …………. Kooperatifi inşaatının sıva işinde çalışırken inşaatın birinci katın balkonundan 12/11/2006 tarihinde düşerek yaralanan sanık ……….osyal haklardan yararlanmasını sağlamak için sanık …………….. azmettirmesiyle 01/06/2006 tarihle ……… sayılı sahte işe giriş bildirgesi ve buna istinaden de vizite kağıdı düzenlemek suretiyle sahte özel belge tanzim ederek katılan kuruma verdikleri ve kamu kurumu niteliğindeki SGK’nın sanık ………… tedavisini yapmasıyla menfaat temin ederek SGK’yı zarara uğrattıkları iddia olunan olayda, sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden, SGK …………. İl Müdürlüğünün 21/11/2011 tarihli yazısında sanık ………….’a ait iş yerinde çalışıyor gösterilmese dahi kurumca belirtilen ödemelerin sanık ………….. 30/08/2006 tarihinden itibaren fiilen çalışmalarının bulunması nedeniyle yapılacağının belirtilmesi nedeniyle kurum zararının ve zarar tehlikesinin doğmadığı bu nedenle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, sanık ………. hakkında özel belgede sahtecilik suçu yönünden, söz konusu işlemlerin bu sanığın bilgisi dışında gerçekleştiği, atılı suça iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçeleriyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.