YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3846
KARAR NO : 2015/12148
KARAR TARİHİ : 10.06.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/396401
MAHKEMESİ : Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/09/2013
NUMARASI : 2013/113 (E) ve 2013/690 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 02.07.2005 günlü tutanak ile ilgili olarak karşılıksız yararlanma suçundan zamanaşımı süresi içinde kamu davası açılması olanaklı görülmüştür.
Sanık hakkında mühür bozma suçundan 13.09.2013 tarihinde kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde,
02/07/2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasına göre işlem yapılması” için iade edilmesinden sonra 25/04/2013 günlü kararda mühür bozma suçundan kurulan hükmün hukuken geçersiz olduğu anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet Savcısının hukuken geçersiz olan hükme yönelik konusu olmayan temyiz isteminin, 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan 13.09.2013 tarihinde kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığa yüklenen 765 sayılı TCK’nın 491/ilk maddesindeki elektrik enerjisi hırsızlığı (karşılıksız yararlanma) suçunun gerektirdiği cezanın süre ve nevi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suçun işlendiği 01.08.2002 gününden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık hakkında mühür bozma suçundan 13.11.2009 tarihinde kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık hakkında düzenlenen 04/04/2003, 03/06/2003 ve 02/07/2005 günlü suç tutanaklarının tarihleri arasındaki zaman aralığı dikkate alındığında TCK’nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanığın 04.04.2003 ve 03.06.2003 tarihli mühür bozma eylemlerinin suç tarihine göre, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca hüküm tarihine kadar zamanaşımının dolduğunun düşünülmemesi,
3-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nın 231/6-a. maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı Kanun’un 231/6-c. maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zararlar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre yakınan kurumun mühür bozma suçundan doğan maddi bir zararının tespit edilemediği gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b). bendinde belirtilen, “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, “sanığın kurum zararını tam olarak karşılamadığı ve müdahil tarafın şikayetçi olduğu anlaşılmakla” biçimindeki yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak sanık hakkında mühür bozma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.