Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/5054 E. , 2021/5359 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5054
Karar No : 2021/5359
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 04-18 Mayıs 2011 tarihleri arasında stajyer vaizlik, stajyer kur’an kursu öğreticiliği ile imam-hatiplik ve müezzin-kayyımlık “yeterlilik belgesi” verilmesi amacıyla yapılan sınava stajyer imam-hatiplik branşından katılan davacının, sözlü-uygulamalı sınavda 46,666 puan alarak başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; gönderilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, adaylara sorulacak soruların belirlenmesi ve yapılacak uygulama sınavının yapılış şekli konusunda somut ve nesnel bir belirlemenin olmadığı, gerek diğer adaylar gerekse davacıya hangi soruların sorularak ne gibi bir sözlü ve uygulama sınavına tabi tutulduğunun, ayrıca hangi sorulara yanıt verildiğinin, hangilerine verilmediğinin, değerlendirme ile ilgili hangi somut hususların tespit edildiğinin ortaya konulamadığı, tüm unsurları itibarıyla yargısal denetimin yapılabilmesi ve hukuk devleti ilkesinin temini açısından komisyonun her aday için soracağı sorular ile tabi tutulacakları uygulama açısından önceden tespit yapıldıktan sonra, yine her aday için her komisyon üyesi tarafından gerekçeli ve ayrı ayrı tanzim olunacak değerlendirme formları ile yapılmaması, ayrıca sınavın her aşamasının objektif değerlendirme yapıldığını hiç bir tereddüte yol açmayacak şekilde ortaya koyacak belirginlik ve belirlilik ilkelerine uygun bir halde olmaması nedeniyle, söz konusu sınavın objektif denetime olanak vermeyeceği dikkate alındığında, davacının başarısız sayılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu sınavın yeterlilik tespiti için yapıldığı, yarışma sınavı olmadığı, din görevliliğinde teorinin yanında uygulama, ses, seda, kıraat ve benzeri durumların da mutlaka ölçülmesi gerektiği, sayı sınırlaması olmadan tüm adaylara yeterlilik belgesi verildiği, adaylara bilgilerini ifade edebilmeleri için yeterli sürenin verildiği, sınav bir çok ilde gerçekleştirildiğinden teknik olanaksızlıklar ve mevzuatında bu konuda bir hüküm içermemesinden dolayı görüntü kaydının yapılamadığı, başarılı olanların yarısına yakınının İlahiyat Fakültesi veya ön lisans mezunu, önemli bir kısmının da hafız olmasının sınavın nitelikli elemanların seçimi yönünden hedefine ulaştığının göstergesi olduğu, dava konusu işlem hukuk ve usule uygun olduğundan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
31/05/2010 tarihinde Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi iki yıl süreli İlahiyat Bölümü mezunu olan ve Kur’an kursu bitirme belgesi bulunan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığınca 19/03/2011 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına yaptırılan 2011 yılı İmam-Hatiplik Branşı yazılı sınavından 70,000 puan aldığı; Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 17/05/2011 tarihinde Diyarbakır ilinde yapılan sözlü-uygulamalı sınavda ise 46,666 puan aldığı, aldığı puanın baraj puanı olan 70 puanın altında kalması nedeniyle başarısız sayılması üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Davacının katıldığı sınav tarihinde yürürlükte olan Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav Yönetmeliğinin 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; “Yeterlik sınavı: İlçe müftüsü, vaiz, stajyer vaiz, murakıp, stajyer Kur’an kursu öğreticisi, imam-hatip ve müezzin-kayyım olarak ilk defa görev alacaklar için, Başkanlıkça belirlenecek yer ve zamanlarda yapılacak veya yaptırılacak yazılı ve/veya sözlü ve uygulamalı sınav” olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin değerlendirme başlıklı 14. maddesinde; “Sınav sonuçlarının değerlendirilmesi, sınav kurulu tarafından şu esaslara göre yapılır. Yazılı ve sözlü sınav ile uygulamalı sınav ayrı ayrı 100 tam puan üzerinden değerlendirilir ve başarılı sayılmak için her birinden en az 70 puan alınması şarttır. Uygulamalı sınav ile sözlü sınav birlikte yapılır. Sınavlara katılanların nihai puanları, yukarıdaki esaslara göre sınav kurulu üyelerinin her birinin sözlü sınav ile uygulamalı sınavda ayrı ayrı verdikleri puanlar ve/veya yazılı sınav puanlarının aritmetik ortalaması alınmak suretiyle tespit edilir. Ortalama alınırken yarım ve daha yukarı kesirler tam sayıya tamamlanır, yarımdan az olan kesirler dikkate alınmaz. Cami görevliliği için yapılan yarışma sınavlarının değerlendirilmesi bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-1 Cami Görevlileri Sözlü Sınavı Değerlendirme Formuna göre yapılır. Başarı listesinin hazırlanmasında, 25/8/2004 tarihli ve 25564 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin ekinde yer alan Ek-5 Cami Görevlileri Değerlendirme Kıstasları Formunda belirlenen puan ile sözlü sınavda alınan puanların ortalaması esas alınır ve başarı sıralaması buna göre belirlenir.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, davalı idarece ileri sürülen temyiz nedenleri bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, adaylara sorulacak soruların belirlenmesi ve yapılacak uygulama sınavının yapılış şekli konusunda somut ve nesnel bir belirlemenin olmadığı, gerek diğer adaylar gerekse davacıya hangi soruların sorularak sözlü sınavına tabi tutulduğunun, ayrıca hangi sorulara yanıt verildiğinin, hangilerine verilmediğinin ortaya konulamadığı gerekçesine dayanılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken; bu gerekçenin yanı sıra, tespit yapıldıktan sonra yine her aday için her komisyon üyesinin gerekçeli ve ayrı ayrı tanzim olunacak değerlendirme karar formları ile yapılmaması, ayrıca sınavın her aşamasının objektif değerlendirme yapıldığını hiç bir tereddüte yol açmayacak şekilde ortaya koyacak belirginlik ve belirlilik ilkelerine uygun bir halde olmaması gerekçesine de dayanılmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de, bu husus; karardaki diğer iptal gerekçesinin hukuka uygun bulunması karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.