YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17937
KARAR NO : 2015/31379
KARAR TARİHİ : 25.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2012/2689
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2011
NUMARASI : 2010/289 (E) ve 2011/381 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
SUÇ TARİHİ : 28/06/2005
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, katılana ait …………. …. Şirketinde çalıştığı ve bu kapsamda müşterilerden tahsilat yapma yetkisi bulunduğu, sanığın 28.06.2005 tarihinde ………. isimli firmadan 386.20 TL tahsilat yapmasına rağmen parayı katılanın şirketine vermediği, bu suretle sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- …………….. isimli firmanın, 14.11.2005 tarihli yazısına göre, tahsilat tarihinin 28.06.2005 günü olduğu ve suç tarihi itibarıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında suç tarihinin hatalı belirlenmesi ile uygulama imkanı bulunmayan 765 sayılı TCK’nın 510. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; iddianamede, sanık hakkında …………isimli firmadan yaptığı tahsilatı katılan şirkete ödemediği iddiasıyla dava açıldığı gözetilmeksizin, yargılama aşamasında katılan tarafından dosyaya sunulan ve “………..” isimli firmadan yapılan tahsilatın 900 TL değerindeki kısmının sanık tarafından şahsi olarak kullanıldığı iddiası ile ilgili olarak açılmış dava bulunmadığı halde yargılama yapılarak zincirleme suç olduğunun kabulü ile, sanığa fazla ceza tayini,
3- İddianame ile talep edilmediği halde, ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 510, 80 ve 522. maddelerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
4- Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmesinde esas alınması gereken hükmün 647 sayılı Kanun’un 4. maddesi olduğu gözetilmeksizin, aynı Kanun’un 6. maddesinin yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 25/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.