Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/23841 E. 2014/33904 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23841
KARAR NO : 2014/33904
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 17/01/2013
NUMARASI : 2011/115-2013/11

Hüküm süresi içinde davalılar N.. K.. avukatı ve V. G. Turizm Seyahat Tic. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek davalıdan kıdem, ihbar tazminatı ile sair işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı ise, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar N.. K.. ve V. G.Turizm Seyahat Tic. Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olup olmadığı hususu tartışmalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326/2. maddesinde “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” öngörülmüştür.
Somut olayda, davacının 2.000,00 TL ihbar tazminatı talep ettiği, bu meblağın bilirkişi raporu ile 683,72 TL olarak hespalanması ardından ıslah dilkeçesinde diğer alacak kalemleri yönünden müddeabihi arttırmakle birlikte ihbar tazminatı yönünden 683,72 TL olarak bildirdiği, mahkeme tarafından ise reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmıştır. Oysaki ıslah yolu ile müddeabih azaltılamayacağından dava dilekçesindeki taleple hüküm altına alınan değer farkı üzerinden davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken böyle bir belirleme yapılamıştır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak asıl alacak miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret olduğu, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceği düzenlenmiştir. Kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına red edilen alacak miktarları üzerinden 6100 sayılı Kanun’un 323/ğ. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre 440,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Belirtilen bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Hüküm fıkrasına 3. bend olarak;
“Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi gereği reddedilem meblağ dikkate alınarak 440,00 TL maktu avukatlık ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.