Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/6520 E. 2015/30940 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6520
KARAR NO : 2015/30940
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

Tebliğname No : 4 – 2010/52443

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Sincan 1. Asliye Ceza (Ankara Batı) Mahkemesi
TARİHİ : 14/04/2009
NUMARASI : 2008/327 (E) ve 2009/307 (K)
SANIK : Y.. G..
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevli memurlara hakaret, silahla tehdit

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
06 T 4759 ticari taksi sürücüsü mağdur Ayhan ile “taksi ücreti ödemesi” hususunda tartışmaya ve kavga etmeye sanığın, “.. paranı vereceğim..” diyerek evine girip, kısa bir süre sonra elinde bıçakla dışarı çıktığında, mağdurun üzerine “seni öldürürüm” diyerek yürümesi, şikayet sonrası hakkında soruşturma başlatılıp Şehit Osman Avcı Karakol Amirliği nezarethanesine alınırken görevli polis memurlarına “… beni kimse nezarete alamaz, emri verenin de, sizin de anasını-avradını sinkaf ederim…” gibi sözler sarfetmesi ve demirden mamül nezarethane kapısına ve parmaklıklara tekmeler atarak, parmaklıkların duvara bitişik yerlerdeki sıva-betonların dökülmesine, parmaklıkların yerinden oynamalarına neden olması eylemlerinin “kamu malına zarar verme” ; “silahla tehdit” ; “görevli memurlara hakaret” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Dosyada mevcut sabıka kaydına göre; sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin tatbik edilmemesi ve “hakaret” suçu yönünden de TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmaması isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma-kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine” ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceğinin nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarında yer alan TCK’nın 53. maddesinin tatbiklerine ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine “sanığın TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” paragrafları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.