YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14164
KARAR NO : 2015/30866
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2015/303899
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2015
NUMARASI : 2015/41 (E) ve 2015/415 (K)
SANIK : H.. Ç..
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılanın işletmecisi olduğu …… şubesinde restorant müdürü olarak çalışan sanığın, çalıştığı süre zarfında bir kısım müşterilerin siparişlerini parası alındıktan sonra kasa üzerinden iptal işlemi yapıp, günde bir defa alınması gereken kasadaki gelir gideri ifade eden “X” raporunu gün içinde bir kaç kere almak suretiyle haksız menfaat temin ettiğinin anlaşıldığı olayda, aşağıda belirtilen nedenler dışında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/4 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı yasanın 53/1 maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “”TCK 53. madde gereğince sanık hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine” ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.11.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.