YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25263
KARAR NO : 2014/27565
KARAR TARİHİ : 14.10.2014
MAHKEMESİ : Manisa 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2014/164-2014/175
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, genel tatil, izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.03.2014 tarihli 2013/6219 esas, 2014/4662 karar sayılı kararı ile fazla mesai yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, fazla çalışma ile ilgili işveren tarafından bilgi ve belge sunulmadığı gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı Kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dairemizce verilen karara karşı mahkemece direnilmiş olup, mahkemece dayanılan gerekçelerin Dairemiz uygulamasına uygun düştüğü, bu sebeple direnmenin doğru olduğu anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.10.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dava, bir kısım işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, yapılan temyiz üzerine karar, Dairemizce, oyçokluğu ile onanmıştır.
Kanaatimce yerel mahkeme kararı hatalıdır. Davalı M.. B.. bir kamu kuruluşudur.
Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmaların kayıt ve belgeye dayanması esastır.
Mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesi çerçevesinde davayı aydınlatmak için tüm işyeri kayıt ve belgelerini istemelidir.
Husumetli davacı tanıklarının beyanları ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Davacı tanıkları, beyanlarında, davacının iddiasını da aşar şekilde inandırıcılıktan uzak beyanda bulunmuşlardır.
Emsal dosyalarda dini bayramlar için genel tatil alacağı hesaplanmadığı halde bu dosya için hesaplama yapılması da isabetsizdir.
Belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği kanısında olduğumdan, sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum. 14.10.2014