YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3858
KARAR NO : 2015/12093
KARAR TARİHİ : 10.06.2015
Tebliğname No : 6 – 2013/166736
MAHKEMESİ : Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/02/2013
NUMARASI : 2012/616 (E) ve 2013/139 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mağdurun aşamalarda alınan ifadelerinde sanığın ve suça sürüklenen çocukların konutundan çalınan paraları iade etmedikleri ve zarar verdikleri kapıyı da onartmadıklarını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında hırsızlık ve mala zarar verme suçları yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşmadığı gözetilerek inceleme yapılmıştır.
I-) Suça sürüklenen çocuklar İ.. D.., Y.. A.. hakkında hırsızlık suçundan sanık M.. D.. hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-) Sanık M.. D.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesine göre kısa süreli hapis cezaları ertelenen kişiler hakkında aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanamayacağı, somut olayda sanık hakkında hırsızlık suçundan hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi gereğince kısa süreli olmadığı, bu nedenle 53. maddenin 3. fıkrasına göre, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında aynı Kanun maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin uygulanamayacağı ve (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğun uygulanmamasına mahkemece karar verilebileceğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçu ile ilgili olarak kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışında kalan ve TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiyle; sanığın hırsızlık suçundan hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, hapis cezası ertelendiğinden, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden uygulanmasına yer olmadığı şeklinde belirtilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-) Suça sürüklenen çocuklar İ.. D.., Y.. A.. hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından, sanık M.. D.. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Konut Dokunulmazlığını İhlal suçu yönünden, 5271 sayılı TCK’nın 119/1-c.maddesi uyarınca cezalarından bir kat oranında artırım yapıldığı halde, “bir kat oranı yerine, 1/2 oranında” belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün bir yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun’un 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-) Suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, suça sürüklenen çocuk İ.. D.. hakkında daha önce kesinleşmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların olmasının, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel oluşturmadığı, diğer suça sürüklenen çocuk Y.. A.. ve sanık M.. D..’ın ise sabıkasız oldukları dolayısıyla 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı maddenin (c) bendinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı gözetilerek, suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında yargılama sürecindeki davranışları ve pişmanlığı gözetilerek TCK’nın 62 ve 51. maddeleri uygulandığı halde, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “… Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı mahkum edilmiş olması, duruşmadaki tutum ve davranışları gözönüne alındığında bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. mad.ile değişik 231.mad. gereğince hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına taktiren yer olmadığına …” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak suça sürüklenen çocuklar ve sanık hakkında yakınanlara yönelik konut dokunulmazlığını bozma suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.