Danıştay Kararı 10. Daire 2017/2265 E. 2021/5181 K. 27.10.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2017/2265 E.  ,  2021/5181 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/2265
Karar No : 2021/5181

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : … ve …’e velayeten,
kendilerine asaleten … ve …
VEKİLLERİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Defterdarlığı / …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; 06/01/2015 tarihinde davacılardan … ve …’in, Malatya Defterdarlığı hizmet binasının önünden geçen yolda yürümekteyken binanın çatısının rüzgardan dolayı uçması ve çatıdan kopan sac, ahşap, demir ve benzeri malzemelerin üzerlerine düşmesi nedeniyle ağır yaralanmalarında, çatının yapım, bakım ve onarım sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmeyen davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek … için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 377.520,57 TL) maddi, 130.000,00 TL manevi, … için 70.000,00 TL, … için 30.000,00 TL, … için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Meteoroloji Genel Müdürlüğünce düzenlenen fevk raporu, AFAD tarafından sunulan belgelerle dava dosyasında bulunan diğer bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; 06/01/2015 tarihinde Malatya il merkezinde sabah saatlerinde başlayıp öğlen saatlerine kadar devam eden fırtınanın binaların çatılarının uçmasına, elektrik tellerinin kopmasına, direklerin devrilmesine neden olmakla birlikte aynı yerde davalı idareye ait hizmet binası dışında insanların hayati tehlikeye maruz kalmasına yol açacak şekilde çatısı bulunduğu yerden kopan başkaca bir binanın bulunmadığı, rüzgarın şiddeti itibariyle fırtına olarak kabul edilmekle birlikte olayın afet kapsamında değerlendirilmediği, davacılardan …’in davalı idareye ait hizmet binasının çatısının üzerine düşmesi sonucu sürekli şekilde ağır engelli olmasıyla ve …’in de aynı olay nedeniyle hayati tehlike yaşayarak (1) hafta süreyle tedavi görmesiyle neticelenen olayın, tamamen davalı idarenin hizmet binasının yapım, bakım ve kontrollerindeki ihmali ve yürütülen hizmetle ilgisi olsun veya olmasın meskun mahalde hayatını sürdüren insanların üzerlerine bina çatısının düşmesine mani olacak fiziki tedbirleri almamak suretiyle hizmet gereklerine aykırı davranışlarından kaynaklandığı, bu itibarla, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacılardan … ile oğlu …’in işgücü kaybı nedeniyle uğramış olduğu maddi zarar miktarının tespiti için Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, davacılardan …’in işgücü kaybından kaynaklanan maddi zararının 377.520,57 TL olarak hesaplandığı, …’in ise işgücü kaybı ve yaşı itibarıyla tedavi süresince çalışamama durumu söz konusu olmadığından maddi bir kaybının bulunmadığına ilişkin tespitlere yer verildiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacıların miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak …’in 377.520,57 TL maddi tazminat isteminin kabulü ile 1.000,00 TL’sinin idareye başvuru tarihi olan 30/04/2015 tarihinden, miktar artırımına konu 376.520,57 TL’sinin miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 29/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte …’e ödenmesine, dava konusu olayın niteliği ve oluş şekli dikkate alındığında, takdiren … için 50.000,00 TL, … için 10.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın da davalı idareye başvuru tarihi olan 30/04/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; … İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kabulü ile manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı hukuka uygun bulunduğundan, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile kararın manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davacılardan … için 100.000,00 TL, … için 50.000,00 TL ve … için 30.000,00 TL ve … için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 30/04/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1) Davacılar tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının reddedilen manevi tazminat tutarı ile maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2) Davalı idare tarafından, dava konusu olaya sebebiyet veren rüzgarın doğal afet niteliğinde olduğu, idarelerinin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, Mahkemece ehil bilirkişiler marifetiyle kusura ilişkin ayrıntılı bir bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken idarelerinin hizmet kusuru bulunduğunun kabulü ile tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının sebepsiz zenginleşmeye mahal verecek nitelikte yüksek olduğu, kararın bozulması gerektiği talep edilmiştir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacıların ve davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının; … İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kabulü, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü yolundaki kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi yönündeki kısmının onanması, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının; Malatya İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin kısmen reddi yolundaki kısmına karşı davacılarca yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davacılar için toplam 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından; 06/01/2015 tarihinde davacılardan … ve …’in Malatya Defterdarlığı hizmet binasının önünden geçen yolda yürümekteyken binanın çatısının rüzgardan dolayı uçması ve çatıdan kopan sac, ahşap, demir ve benzeri malzemelerin üzerilerine düşmesi nedeniyle ağır yaralanmalarında, çatının yapım, bakım ve onarım sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmeyen davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek davacılardan … için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 377.520,57 TL) maddi, 130.000,00 TL manevi, … için 70.000,00 TL, … için 30.000,00 TL, … için 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.
Davacılardan …’in yapılan tedavisi neticesinde Malatya Devlet Hastanesince düzenlenen 24/02/2015 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda, geçirdiği kafa travması sonucu yürüme bozukluğu ve extremitede fonksiyon kaybı + organik beyin sendromu teşhisiyle % 62 oranında ağır engelli olduğu belirlenmiştir.
İdare Mahkemesince, dava konusu olay nedeniyle davacılardan … ile oğlu …’in işgücü kaybı nedeniyle uğramış olduğu maddi zarar miktarının tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda, davacılardan …’in işgücü kaybından kaynaklanan maddi zararının 377.520,57 TL olarak hesaplandığı, …’in ise işgücü kaybı ve yaşı itibarıyla tedavi süresince çalışamama durumu söz konusu olmadığından maddi bir kaybının olmadığına ilişkin tespitlere yer verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karekteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne, Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davanın maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.

B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu olayda, 37 yaşında iki çocuk annesi olan davacı …’in yaşanılan olay sonucu hayati tehlike geçirmesinin yanında %62 oranında engelli hale geldiği, bu durumun yalnızca …’in değil tüm ailenin yaşam düzenini bozucu ve günlük yaşamını önemli ölçüde zorlaştırıcı yönünün bulunduğu gözetilerek davacıların maruz kaldığı üzüntü ve sıkıntının hafifletilebilmesi amacıyla olayın gelişimi ve talep edilen tazminat miktarı göz önünde bulundurularak İdare Mahkemesince … için 50.000,00 TL, … için 10.000,00 TL, … için 5.000,00 TL, … için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL olarak hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu gerekçesiyle kararın manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf isteminin reddine, davacıların reddedilen manevi tazminat istemleri yönünden istinaf istemlerinin kabulü ile davacılardan … için 100.000,00 TL, … için 50.000,00 TL ve … için 30.000,00 TL ve … için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Böylelikle, İdare Mahkemesi kararının onanan kısmı ve Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen kısım ile birlikte toplam … için 150.000,00 TL, … için 60.000,00 TL, … için 35,000.00 TL ve … için 25.000,00 TL manevi tazminata hükmolunarak davacıların manevi tazminat istemlerinin tamamı kabul edilmiş, bunun yanı sıra … yönünden istemle bağlılık kuralı ihlal edilmiştir.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesinin manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf isteminin reddine karar verilmesi neticesinde davacıların toplam 250.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin İdare Mahkemesince reddedilen 180.000,00 TL’si üzerinden hüküm kurulması mümkün iken, davacıların toplam 200.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne dair hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10. maddesi, 4. fıkrasında, manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda, manevi tazminat açısından avukatlık ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedileceğine ilişkin açık bir düzenleme bulunmakta ise de; Bölge İdare Mahkemesince işbu bozma kararı dikkate alınarak yapılacak yargılama sonucunda yeniden bir karar verileceğinden, davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz istemlerinin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; … İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin kabulü, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü yolundaki kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi yönündeki kısmının ONANMASINA,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:2017/900 sayılı kararının; … İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin kısmen reddi yolundaki kısmına karşı davacılarca yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davacılar için toplam 200.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Kararın bozulan kısmına yönelik olarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/10/2021 tarihinde oy birliğiyle KESİN OLARAK karar verildi.