Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2017/1717 E. , 2021/5187 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2017/1717
Karar No : 2021/5187
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) … ‘a velayeten,
kendisine asaleten … 2) … 3) … 4) …
VEKİLLERİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek; taraflarca aleyhlerine olan kısmının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, polis memuru olan yakınları … ‘un 03/09/2006 tarihinde Van ili, Çatak ilçesi, belediye binası ile Atatürk İlköğretim Okulu arasında bulunan çöp bidonuna yerleştirilmiş bir bombanın uzaktan kumanda ile patlatılması neticesinde olay yerinde hayatını kaybetmesinde idarenin sosyal risk ilkesi gereği sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek davacılardan müteveffanın eşi … için 30.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 96.648,62 TL), çocuğu … için 20.000,00 TL maddi tazminat isteminin olay tarihinden itibaren, eşi … için 20.000,00 TL çocuğu … için 5.000,00 TL, annesi … ve babası … için ayrı ayrı 10.000,00 TL, kardeşi … için 5.000,00 TL manevi tazminat isteminin dava tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Mahkemelerinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının manevi tazminat isteminin kısmen reddi ile maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2015 tarih ve E:2012/4910, K:2015/2034 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, davacıların yakını polis memuru … ‘un dava konusu olayda hayatını kaybetmiş olması nedeniyle davacılardan müteveffanın eşi … ve çocuğu … ‘a 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerine göre görevdeki emsali polis memurunun görev aylığı kadar vazife malüllüğü (dul ve yetim) aylığı bağlandığı; davacılar yakını şehit polis memurunun 13 yıl, 3 ay, 8 gün hizmeti olmasına karşın, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca 30 hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği; davacılardan müteveffanın eşi ve çocuğunun muhtemel ömürlerinin sonuna kadar vazife malüllüğü (dul ve yetim) aylığını almaya devam edeceği dikkate alındığında, davacılardan eş … ve çocuk … ‘un maddi bir zararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, dava konusu olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alınarak davacılardan müteveffanın eşi … için 20.000,00 TL, çocuğu … için 5.000,00 TL, annesi … için 10.000,00 TL, babası … için 10.000,00 TL, kardeşi … … için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin dava tarihi olan 14/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, maddi tazminat istemleri yönünden davanın reddi yolunda verilen kararın hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından, davacıların maddi tazminat istemleri yönünden davanın reddi yolunda verilen kararın hukuka uygun olduğu ancak Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2015 tarih ve E:2012/4910, K:2015/2034 sayılı manevi tazminat isteminin kısmen onanması, kısmen bozulmasına dair kararı sonrasında Mahkemece verilen bozmaya uyma kararında manevi tazminat isteminin kabulü yolunda verilen kararda onanarak kesinleşen manevi tazminata ilişkin kısmın dikkate alınmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyiz istemleri doğrultusunda Mahkeme kararının manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısımının bozulması ile davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının reddedilen maddi tazminat nedeniyle davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) Temyiz İstemine Konu Mahkeme Kararının, Davanın Maddi Tazminat İstemi Yönünden Reddi ile Manevi Tazminat İstemi Yönünden Kabulüne İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacılar yakınının 03/09/2006 tarihinde Van ili, Çatak ilçesi, belediye binası ile Atatürk İlköğretim Okulu arasında bulunan çöp bidonuna yerleştirilmiş bir bombanın uzaktan kumanda ile patlatılması neticesinde olay yerinde hayatını kaybetmiş olması nedeniyle davacılardan müteveffanın eşi … ve çocuğu …’a 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerine göre görevdeki emsali polis memurunun görev aylığı kadar vazife malüllüğü (dul ve yetim) aylığı bağlandığı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca 30 hizmet yılı üzerinden emekli ikramiyesi ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiği gerekçesiyle davacıların maddi zararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat istemleri yönünden davanın reddi ile yaşanan olayın meydana geliş şekli ve ağırlığı dikkate alınarak 50.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin kabulü yolunda verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2015 tarih ve E:2012/4910, K:2015/2034 sayılı kararı sonrasında manevi tazminat isteminin 27.500,00 TL’lik kısmının onanarak kesinleştiği dikkate alınarak Danıştay bozma kararı sonrasında manevi tazminat isteminin kabulüne dair verilen Mahkeme kararında yer alan 50.000,00 TL manevi tazminatın onanarak kesinleşen 27.500,00 TL manevi tazminat tutarını da kapsar nitelikte bulunduğu noktasında duraksama bulunmamaktadır. Kararın infazı aşamasında mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için bu hususun dikkate alınacağı açıktır.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyiz İstemine Konu Mahkeme Kararının, Reddedilen Maddi Tazminat Nedeniyle Davalı İdare Lehine Nispi Vekalet Ücretine Hükmedilmesine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay’ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
21/12/2015 tarih ve 29569 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibariyle uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 13. maddesinde; “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Tarifenin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10. maddesinde ise ” (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, toplam 50.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle toplam 116.648,62 TL) maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminat istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi’nce, davanın manevi tazminat istemi yönünden kabulüne, maddi tazminat istemi yönünden reddine ve reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispi olarak hesaplanan 12.000,70 TL, vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye ödenmesine karar verildiği görülmektedir.
Maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, davanın kısmen kabul kısmen ret veya tümden retle sonuçlandığı durumlarda kabul edilen tazminat miktarının önemli kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi, açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirmekte, bazı olaylarda ise, davacının dava açılmadan önceki durumundan daha kötü bir duruma girmesine neden olmakta, bu durum, gerek Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak değerlendirilmektedir. Tümden ret ya da kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusunda Tarifenin 10. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına paralel bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, reddedilen maddi tazminatın Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceğine ilişkin Tarife hükmünün ihmal edilmesi, hakkaniyete daha uygun olacaktır.
Yukarıda yer alan açıklamalar uyarınca, İdare Mahkemesince, maddi tazminat isteminin tamamı için ret hükmü kurulmasına rağmen davalı idare lehine nispi vekâlet ücreti hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Esasen davalı tarafın bu dava kapsamında, iki tazminat konusu yönünden farklı bir hukuki değerlendirme yapması da söz konusu değildir.
Bu durumda Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hükmolunan manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 5.850,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 12.000,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” ibaresinin “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hükmolunan manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 5.850,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davacıların, reddedilen maddi tazminat yönünden aleyhlerine hükmedilen nispi vekalet ücretine yönelik temyiz istemlerinin kabulüne, diğer temyiz istemlerinin reddine,
3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, hüküm fıkrasında yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hükmolunan manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan … TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” ibaresinin “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hükmolunan manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan … TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan … TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27/10/2021 tarihinde esas yönünden oy birliğiyle, vekalet ücreti yönünden oy çokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Maddi tazminat isteminin yanı sıra toplam … TL manevi tazminat istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 27/04/2015 tarih ve E:2012/4910, K:2015/2034 sayılı kararı ile İdare Mahkemesince verilen kararın maddi tazminatın kabule ilişkin kısmı bozulmuş, redde ilişkin kısmı onanmış, manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı bozulmuş, … TL’lik kabule ilişkin kısmı ise onanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin 14/06/2016 tarih ve E:2016/1504, K:2016/3313 sayılı kararı ile de davalı idarenin karar düzeltme istemi reddedilerek İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabule ilişkin kısımları kesinleşmiştir.
Bozma kararı üzerine bozulan kısımlar hakkında verilen temyizen incelenen İdare Mahkemesi kararında ise, redde ilişkin … TL’lik kısım bozulmasına karşın … TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Manevi tazminat isteminin kabule ilişkin … TL’lik kısmının kesinleştiği dikkate alındığında, manevi tazminat istemi yönünden davacılar isteminin aşılarak hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, reddedilen maddi tazminat miktarına ilişkin olarak, davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, “yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık” kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, “hukuka aykırılık” teşkil etmektedir.
Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi kararının, bu hususlarda yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönlerden katılmıyorum.