Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/34039 E. 2014/36146 K. 22.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/34039
KARAR NO : 2014/36146
KARAR TARİHİ : 22.12.2014

MAHKEMESİ : Aksaray İş Mahkemesi
TARİHİ : 05/03/2014
NUMARASI : 2012/382-2014/40

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili sendika ile S.. B.. arasında toplu iş sözleşmeleri bağıtlandığını, davalıya bağlı işyerlerinde çalışan işçilerin ücretlerinden üyelik ve dayanışma aidatlarının kesilmesi talebini içeren yazının davalıya tebliğ edildiğini, ancak mülga 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’na göre kesilmesi gereken üyelik ve dayanışma aidatlarının, toplu iş sözleşmesine göre belirlenmiş süre içerisinde davalı tarafından ödenmesi gerekirken ödenmediğini ileri sürerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı süresinde cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Dava, 6356 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile mülga 2821 sayılı Kanun’un 61. maddesi kapsamında, sendika üyelik ve dayanışma aidat alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
6356 sayılı Kanun’un 18. maddesinin ikinci fıkrasına göre “Üyelik ve dayanışma aidatları, yetkili işçi sendikasının işverene yazılı başvurusu üzerine, işçinin ücretinden kesilmek suretiyle ilgili sendikaya ödenir.” Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre de “Yukarıdaki hükümlere göre ödenmesi gereken aidatı kesmeyen veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili işçi sendikasına ödemeyen işveren, bildirim şartı aranmaksızın aidat miktarını bankalarca İşletme kredilerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödemekle yükümlüdür.”
Mülga 2821 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasına göre ise “İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya vermeye ve kesinti listesini sendikaya göndermeye mecburdur.” Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise “Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenilen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır.”
Belirtilen kanuni düzenlemelere göre, bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için yetki belgesi alan işçi sendikasının, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini ve sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatının kesilmesini ve sendikaya ödenmesini istemesi gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesinin birinci fıkrasına göre “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer”. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de “Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur”. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 101. maddesi de aynı niteliktedir.
2821 sayılı Kanun’un yürürlükte olduğu dönem yönünden, toplu iş sözleşmelerinde, üyelik ve dayanışma aidat bedellerinin sendikaya ödenme tarihi düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmelidir. Buna mukabil, anılan konuya ilişkin bir düzenleme yok ise, hüküm altına alınan tutara faizin yürütülmesi için, sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekmektedir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise, dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır.
Bu genel açıklamalardan sonra tarafların temyiz itirazları değerlendirildiğinde;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğinden, taraflar arasında 15.01.2001 tarihi ilâ 14.01.2014 tarihleri arasında toplu iş sözleşmeleri bağıtlandığı, davalı tarafından aidat bedellerine dair bir kısım ödemelerin gerçekleştirildiği, mahkemece de, bilirkişi raporu doğrultusunda ödenmeyen bakiye alacakların hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile, her ay itibariyle ayrı ayrı belirtilen aidat bedellerinden vaki ödemelerin mahsubu neticesinde bakiye miktarın belirlenmesi isabetli ise de, mahkemece, bilirkişi raporuna karşı davacı tarafından yapılan toplama hatasına dair açık itirazın nazara alınmaması doğru olmamıştır. Gerçekten, bilirkişi raporunda, 15.01.2010-14.01.2012 tarihleri arası döneme ilişkin aidat miktarı toplamı 6.367,60 TL olarak belirtilmiş ise de, neticede maddi hata bulunduğu ve belirtilen döneme dair toplam aidat alacağı miktarının 11.945,74 TL olduğu açıktır. Bu itibarla, mahkemece, 26.665,77 TL alacağın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
3-Taraflar arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmelerinde, aidat bedellerinin ödenmesine ilişkin düzenlemelere göre, üyelik ve dayanışma aidatlarının, işçi ücretlerinden kesildikten sonra yedi gün içinde sendikaya ödeneceği belirtilmiştir. Bu cümleden olarak, somut olayda, hüküm altına alınan aidat alacaklarına, toplu iş sözleşmelerinde yer alan düzenlemeler doğrultusunda her ay belirlenecek tarihler itibariyle faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre “Birden fazla borçları bulunan borçlu, borçları ödemek zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etmek hakkını haizdir.” İnceleme konusu davada, davalı tarafından, bir kısım aidat borçları ödenirken, hangi tarihli aidat borçlarına mahsuben ödeme yapıldığı da açıkça belirtilmiştir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak, ödenen aidat alacağı bedellerinin, davalı iradesi doğrultusunda mahsup edildikten sonra ödenmeyen ayların belirlenmesi, daha sonra yukarıda belirtildiği şekilde ödenmeyen aylara toplu iş sözleşmelerinde yer alan düzenlemeler doğrultusunda faiz işletilmesine karar verilmesi ve bu kapsamda hangi miktara hangi tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi gerekirken, tereddüde yol açacak şekilde yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.