YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35214
KARAR NO : 2014/36147
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : Ankara 9. İş Mahkemesi
TARİHİ : 16/09/2014
NUMARASI : 2013/334-2014/445
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı kuruluşun 1-2-3 Temmuz 2011 tarihli 4. olağan genel kurulunda merkez yürütme kuruluna seçildiğini, 4688 sayılı Kanun’un 18. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince öğretmenlik görevinden aylıksız izinli sayıldığını, Kanun ve Konfederasyon tüzüğünün 26. maddesi uyarınca da aylık ve diğer özlük haklarının konfederasyonca karşılandığını, müvekkilinin 12.07.2012 tarihinde emekli olduğunu, bunun üzerine konfederasyon yürütme kurulunun 10.08.2012 tarihli kararı ile müvekkiline, hali hazırda MYK üyelerine ödenmekte olan yemek, yol ve ek ders ödemelerinin devamı ile emekli maaşı ile emsal maaş arasındaki farkın konfederasyon tarafından karşılanmasına karar verildiğini, bu karar üzerine müvekkiline, 15.08.2012 tarihinden beri ücretinden 1.639,63 TL kesilerek ayda sadece 514,46 TL ödendiğini, ancak diğer yürütme kurulu üyelerine işyerinde almış oldukları aylık ve ücretlerin ödendiğini, müvekkilinin emekli olmasına rağmen, yönetimdeki yetkisi, görevi ve sorumluluğunun hukuksal yönden devam ettiğini, ücretlerinden yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu, ne kanunda ne de tüzükte yürütme kuruluna seçilenlerin bu görevleri devam ederken emekli olmaları halinde, almakta oldukları ücretin, emekli maaşı kadarının kesilerek kalanının ödeneceğine ilişkin hiçbir hüküm bulunmadığını ve emekli aylığının fiilen çalışma karşılığı olmadığı hususlarını ileri sürerek haksız olarak ücretinden kesilen 11.477,41 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 26. maddesinin birinci fıkrasında, sendika ve konfederasyonların, gelirlerini, tüzüklerinde belirtilen amaçları ve bu Kanunda gösterilen faaliyetleri dışında kullanamayacağı ve bağışlayamayacağı belirtilmiştir. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 28. maddesinin altıncı fıkrasında da aynı husus belirtilmiştir.
4688 sayılı Kanun’un 7. maddesinde de, konfederasyon tüzüklerinde, harcamaların nasıl yapılacağı hususunun yer alması gerektiği belirtildikten sonra, aynı Kanun’un 12. maddesinde de, yönetim kurulu üyelerine verilecek her türlü ücret ve diğer görevlilerin huzur hakkı ve yolluklarının belirlenmesi konusundaki görev ve yetkinin genel kurulda olduğu ifade edilmiştir. 6356 sayılı Kanun’da da aynı esaslar benimsenmiştir.
Konfederasyonlar ile yöneticileri arasındaki ilişkinin kural olarak vekalet ilişkisi olduğu kabul edilmelidir. Ücret, vekalet sözleşmesinin zorunlu unsuru değildir. Buradan hareketle kuruluşlarda profesyonel yönetici ve amatör yönetici olmak üzere iki tip yöneticinin söz konusu olduğunu söylemek gerekir. Kuruluş yöneticilerine verilecek ücretler ile sağlanacak diğer menfaatleri belirleme yetkisi ise münhasıran genel kuruldadır.
Konfederasyon tüzüğünün, yürütme kuruluna seçilenlerin güvencesi başlıklı 26. maddesine göre “Konfederasyon Yürütme Kuruluna seçilenlerden mali, sosyal ve özlük hakları işverence ödenmeyenlerin, bu görevleri süresince alacakları mali, sosyal ve özlük hakları, çalıştığı işyerlerinden çalışırken aldığı mali ve sosyal hakları geçemez. Sendikacılık meslek olmadığı için kimseye avantaj yada dezavantaj sağlamaz.” Tüzükte, yönetici ücretlerine dair başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır.
Belirtilen tüzük hükmüne göre, yürütme kurulunda görev yapanlara ödenecek ücret miktarı, yöneticinin mahrum kaldığı gelire göre belirlenecektir. Nitekim tüzük hükmünün “Sendikacılık meslek olmadığı için kimseye avantaj yada dezavantaj sağlamaz” şeklindeki son cümlesi bu hususa açıkça vurgu yapmaktadır. Öte yandan, yukarıda belirtildiği gibi, ücret, vekalet sözleşmesinin zorunlu unsuru değildir.
Dosya içeriğinden, davalı konfederasyon yürütme kurulu üyesi olarak görev yapan davacının emekli olması üzerine, 10.08.2012 tarihinde konfederasyon yürütme kurulu tarafından, davacıya halihazırda MYK üyelerine ödenmekte olan yemek, yol ve ek ders ödemelerinin devamına ve emekli maaşı ile emsal maaş arasındaki farkın konfederasyonca karşılanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu karar üzerine, emekli aylığı kadar kesinti yapılarak davacıya ücret ödemesi devam etmiştir.
Somut olayda, emekli olduktan sonra yürütme kurulu üyeliği görevine devam eden davacının, emekli aylığını almaya devam ettiğinden, yöneticilik görevi sebebiyle mahrum kaldığı bir gelir söz konusu değildir. Bu itibarla, konfederasyon uygulaması, belirtilen kanun ve tüzük hükümlerine uygun olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.