YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/26704
KARAR NO : 2014/36314
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2013
NUMARASI : 2012/652-2013/117
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 5286 sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunla, il özel idarelerine devredilen köy hizmetlerinde çalışan müvekkilinin 20.06.2007 tarihinden emekli olduğu 14.07.2011 tarihine kadar pozisyonu dışına başka bir pozisyonda görevlendirildiğini, taraflar arasındaki toplu iş sözleşmesinin 26. maddesinin (e) bendine göre, tayin edildikleri pozisyon dışında başka bir pozisyonda çalıştırılan işçi lehine olan primler ve seyyar görev tazminatının ödenmesi gerektiğini beyanla 20.06.2007-14.07.2011 tarihleri arasına ilişkin seyyar görev tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, seyyar görev tazminatına hak kazanabilmek için fiilen memuriyet mahali dışında çalışılması gerektiğini, ilgililerin belediye hudutları haricinde ve belirli bir görev sahası dahilinde seyyar olarak yaptıkları vazifenin gerektirdiği masrafların karşılığını teşkil ettiğini, davacı işçinin ise il milli eğitim müdürlüğü emrinde Diyarbakır şehir merkezindeki yani belediye sınırları içerisindeki bir okulda görevlendirildiğini ve ilk günden bu güne Diyarbakır şehir merkezinde görev yaptığını, belediye sınırları dışına çıkmayan bir kişiye seyyar görev tazminatı ödenmesinin mümkün olmadığını, seyyar görevli olarak çalışan personelin kadro ve unvanlarının her yılın başında belirlenmesi ve seyyar görevli olarak çalışacağı belirtilen memur ve işçi sayısının maliye bakanlığınca vize edilmesi gerektiğini vize edilen işçi sayısından fazla işçinin seyyar görevli olarak çalıştırılması ve seyyar görev tazminatı ödenebilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının görevine ilişkin pozisyonu dışında başka bir pozisyonda çalıştırıldığı, toplu iş sözleşmesinin 26. maddesi son cümlesinde yer alan farklı pozisyonda çalıştırılan işçiye seyyar görev tazminatı ödenmesi gerektiğine ilişkin düzenlemenin toplu iş sözleşmesine farklı pozisyonda çalıştırmak suretiyle hak kaybına sebep olunmaması için konulduğunu, davacının farklı pozisyonda çalıştırılması sebebiyle seyyar görev tazminatı yönünden hak kaybına uğradığı bu sebeple toplu iş sözleşmesinin 26. maddesi (e) fıkrası son cümlesi gereğince seyyar görev tazminatı ödenmesi için işçinin farklı pozisyonda çalıştırılmasının yeterli olduğu, mahkemenin emsal 2010/1016 esas sayılı dosyasında da yine davacı ile aynı şekilde davalı bünyesinde çalışırken il milli eğitim müdürlüğü bünyesinde görevlendirilen davacı ile aynı durumda bulunan başka bir işçi hakkında farklı pozisyonda çalıştırılması sebebiyle taraflar arasındaki toplu iş sözleşmesinin 26/e maddesi son cümlesi gereğince seyyar görev tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, bu kararın da Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği, davacının talep ettiği döneme ilişkin olarak davacıya seyyar görev tazminatı ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacı, Diyarbakır Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünde vasıflı işçi olarak çalışırken bu kurumun 2006 yılında İl Özel İdaresi’ne devredilmesi üzerine asıl görevi dışında rızası ile Millî Eğitim Müdürlüğü emrinde okulda hizmetli olarak çalışmaya başlamıştır.
Mahkemece davacının talep ettiği döneme ilişkin olarak seyyar görev tazminatı ödenmesine karar verilmiş ise de, dosya içeriğinden davacının nakledildiği 2006 yılından itibaren tüm çalışma döneminde yerine getirdiği görevin sabit nitelikte olduğu gezici nitelik taşımadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seyyar görev tazminatı alacağına hak kazanamayacağından talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.