Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/19304 E. 2014/36316 K. 22.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19304
KARAR NO : 2014/36316
KARAR TARİHİ : 22.12.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi
TARİHİ : 29/04/2013
NUMARASI : 2013/721-2013/246

Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı ile fazla çalışma sürelerinin tespiti bakımından uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının yaptığı işin niteliği, kıdemi, emsal ücret araştırması sonucu ve şahitlerin beyanlarına göre davacının son aylık ücretinin net 1.000,00 TL olarak kabul edilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile davacının aylık ücretinin brüt 1.100,00 TL olarak kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, karara esas teşkil eden bilirkişi raporunda, davacı tanığı M.. M..’in beyanlarına dayanılarak, davacının yaz aylarına tekabül eden 1 Nisan – 30 Eylül ayları arasındaki dönemde haftada onsekiz saat fazla çalışma yaptığı saptanmış ise de, yapılan işin niteliği, taraf tanık anlatımları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yaz çalışma döneminde haftada ortalama üç gün olmak üzere haftalık dokuz saat fazla çalışma yaptığının kabulü dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Fazla çalışma ücret alacağı bu tespite göre yeniden hesaplanmalıdır.
2-Taraflar arasında diğer bir uyuşmazlık konusu da davalıların sorumluluğu noktasında olup, davacı işçi, davalılar tarafından birlikte istihdam edildiğinden hükmedilen alacakların tümünden davalıların müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir.
3-Ayrıca davacı vekilinin ıslah talebine karşı, davalılar vekilleri süresinde zamanaşımı def’ini ileri sürmemişlerdir. Hal böyle olunca zamanaşımı def’ine göre yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.