YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3233
KARAR NO : 2015/4477
KARAR TARİHİ : 04.03.2015
Tebliğname No : 2 – 2013/387873
MAHKEMESİ : Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/09/2013
NUMARASI : 2011/520 (E) ve 2013/795 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, anılan Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince; sanığa, kurum tarafından belirlenen kaçak tüketim miktarı ile bilirkişi tarafından belirlenen miktar arasında bariz fark bulunduğundan “şikâyetçi kurumun bilirkişi tarafından cezasız ve vergisiz olarak tespit edilen 398,93 TL tutarındaki zararını gidermesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, yasal süre geçirilip yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca, kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine vekil duruşmalara katılmamış olsa dahi, tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.