YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14206
KARAR NO : 2015/17441
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı CMK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen müşteki kurum vekilinin sanık hakkında açılan kamu davasına katılma istemi ilk derece mahkemesince karara bağlanmamış ise de; 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi gereğince suçtan zarar gören müşteki kurumun davaya katılmasına karar verilerek katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunda “elektrik enerjisinin, sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi” gerektiğinden, suçun oluşması için failin faydalanmak için hareket etmesi yeterlidir.
Karşılıksız yararlanma suçu, genel kastla işlenebilen bir suçtur. Burada aranacak genel kast, failin elektrik enerjisinin başkasına ait olduğuna, elektriğin tüketilmesine sahibinin rızasının bulunmadığına ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde elektriğin tüketilmesine yönelik olmalıdır.
Somut olayda, sanığın evinde yapılan denetimde düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında abone sözleşmesi imzalamadan elektrik kullandığının belirtilmesi karşısında; kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesi mümkün olduğu da dikkate alındığında, faydalanma kastının bulunup bulunmadığı yönünden, dosya içerisindeki kolluk tutanağının bizzat sanığın verdiği bilgilere dayanılarak düzenlendiği dikkate alındığında, muhtarlık kayıtları ile varsa telefon ve su aboneliğine ilişkin belgeler de getirtilip incelenmek suretiyle sanığın tutanağın düzenlendiği evde hangi tarihten itibaren oturmaya başladığı ve suça konu sayacın ne kadar süredir kullanıldığı araştırılıp, kaçak kullanım süresi belirlendikten sonra, evdeki kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının uyumlu olup olmadığı ve sayaca herhangi bir müdahalenin bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.