YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16063
KARAR NO : 2015/17197
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma (Mahkemenin kabulüne göre hırsızlık)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk ….’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun 29.04.2014 havale tarihli temyiz dilekçesinin 10.04.2014 tarihli ek karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan ve temyiz olunmayarak kesinleşen 25.04.2013 tarihli hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında suça sürüklenen çocuğun tedbirin gereklerini yerine getirmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesi gereğince hükmedilip kesinleşen seçenek tedbirin mahkemece değiştirilmesine dair kararın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98 ve 101. maddeleri uyarınca itiraza tabi olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk …..’ın istemi itiraz niteliğinde kabul edilerek, itirazın merciince incelenmesi için dosyanın istem gibi incelenmeksizin mahalline GÖNDERİLMESİNE,
II- Sanık …. hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine ve mağdurun aşamalardaki anlatımlarına göre; evine gitmek üzere yolda yürüyen ve daha öncesinde tanımadığı mağdurdan cep telefonunu bir arkadaşı ile konuşmak bahanesi ile yanındaki suça sürüklenen çocuk …. ile birlikte alan sanığın, aldığı cep telefonunu mağdura geri vermeyerek olay yerinden cep telefonu ile hızla uzaklaştığı sırada arkasından kendisini takip ederek gelen mağdura “gelme peşimizden seni döveriz” diyerek tehditte bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, vasflandırmada hataya düşülerek hırsızlık suçundan hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ….. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı sanığın 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları korunmak suretiyle diğer yönleri incelenmeyen hükmün istem gibi BOZULMASINA, 06.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.