Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/2428 E. 2015/4501 K. 04.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2428
KARAR NO : 2015/4501
KARAR TARİHİ : 04.03.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/17201

Hırsızlık suçundan şüpheli C… A… A… hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/06/2014 tarihli ve 2014/584 soruşturma, 2014/2474 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin SÖKE Sulh Ceza Hakimliğinin 13/08/2014 tarihli ve 2014/137 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/01/2015 gün ve 2014-927/2259 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının gün 23/01/2015 ve 2015/17201 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında, üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosyada tanık olarak dinlenen T… A… ile şüphelinin beyanlarında arasında çelişki olması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin mahkemede olduğu cihetle, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Yasanın 160. maddesi uyarınca, bir suçun işlendiği ihbarını alan Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeği araştırıp, adil bir yargılama yapılabilmesi için şüphelinin lehine ve aleyhine olan kanıtları toplayarak, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe bulunması halinde aynı yasanın 170/2. maddesi uyarınca iddianame düzenlemekle görevli olup, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı hususunun, yapılacak yargılamada, şüphelinin lehine ve aleyhine olan tüm kanıtların tartışılması ve değerlendirilmesi ile belirlenmesi gerekeceğinden, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2014 gün, 2014/584 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına, şikayetçi S… U…’un itirazının, şüpheli C…. A… A…yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SÖKE) Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarak verilen, 13.08.2014 gün ve 2014/137 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 04.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.