Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/11717 E. 2015/15389 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11717
KARAR NO : 2015/15389
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/25504
MAHKEMESİ : Kuşadası 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/10/2012
NUMARASI : 2012/569 (E) ve 2012/721 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık G.. Z.. hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık G.. Z.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde,
5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun ise teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında hükmolunan cezadan 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle, eksik ceza verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin, 35. maddeden önce uygulanması suretiyle aynı Kanun’un 61. maddesine muhalefet edilmesi ve 142/1-b maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis cezasının aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 4 ay hapis yerine 2 yıl 8 ay hapis cezasına ve sonuç cezanın da 3 ay 3 gün hapis yerine, 3 ay 18 gün hapis cezasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b. maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis cezasından aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırılarak 2 yıl 4 ay hapis cezasına, aynı Kanun’un 35. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirilerek 9 ay 10 gün hapis cezasına ve aynı Kanun’un 168. maddesi uyarınca cezanın 3 ay 3 gün hapis cezası olarak belirlenmesine karar verilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık M.. Ö.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak,
a-Sanığın diğer sanık G.. Z..’i suç işlemesi için azmettirdiği ve yönlendirdiğinin iddia edildiği olayda beraat eden sanıklar D.. A.. ve S.. İ..’in yeniden beyanları alınarak sanık M.. Ö..’ün sanık G.. Z..’e hangi amaçla bir apartman gösterdiği hususu sorulup açıklattırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Kabule göre de,
aa) 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun ise teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında hükmolunan cezadan 5237
sayılı TCK’nın 168. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle, eksik ceza verilmesi,
bb) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin, 35. maddeden önce uygulanması suretiyle aynı Kanun’un 61. maddesine muhalefet edilmesi ve 142/1-b maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis cezasının aynı Kanun’un 143. maddesi uyarınca 1/6 oranında artırılması sırasında hesap hatası sonucu 2 yıl 4 ay hapis yerine 2 yıl 8 ay hapis cezasına ve sonuç cezanın da 3 ay 3 gün hapis yerine, 3 ay 18 gün hapis cezası olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.