YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17749
KARAR NO : 2015/31295
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2011/376625
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/09/2011
NUMARASI : 2010/239 (E) ve 2011/487 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, suçtan zarar gören ve usulüne uygun şekilde davaya katılmasına karar verilen katılanın müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanığın TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
Sanığın, katılan A.. C..’ın sahibi ve yöneticisi olduğu ………………… Sanayi Ticaret Limited Şirketinde pazarlama elemanı olarak çalıştığı, müşterilerden şirket adına tahsil ettiği paraları şirkete teslim etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği anlaşılmakla, mahkemenin bu gerekçeye dayanan kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Aynı suç işleme kararının icrası kapsamında, katılandan değişik zamanlarda haksız menfaat temin eden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2-Sanık hakkında belirlenen temel gün adli para cezasının, para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesi olan TCK’nın 52/2.maddesinin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “60 gün”, “50 gün”, “20 gün” ve “1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi, yine hükmün ilgili kısmına “TCK’nın 52/2.maddesi”ibaresinin yazılması, suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.