Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/12112 E. 2015/15471 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12112
KARAR NO : 2015/15471
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

Tebliğname No : 2 – 2013/26675
MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2012
NUMARASI : 2011/708 (E) ve 2012/635 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak
1- Suça sürüklenen çocuk B.. T..’un yakalandığında kendisini Z.. T.. olarak tanıttığı ve tüm soruşturma işlemlerinin Z.. T.. ismiyle yapıldığı, yine diğer sanıklar ile suça sürüklenen çocuk F..’ın da alınan savunmalarında Z.. T..’tan bahsettikleri, 06/12/2011 tarihli kolluk yazısında Z.. T.. ve B.. T..’un adlarına düzenlenen parmak izi formlarında parmak izlerinin aynı kimlik bilgilerinin farklı olduğunun tespit edildiğinin bildirildiği ancak söz konusu yazıda gerçek kimliğe dair bir bilginin bulunmadığı, ancak bir başka hırsızlık suçuna ilişkin olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk Z..’in Diyarbakır 6. Sulh Ceza Mahkemesince yapılan sorgusunda adının B.. olduğunu belirtmesi ve yine Z.. T.. hakkında dava açıldıktan sonra yargılama aşamasında, suça sürüklenen çocuğun gerçekte adının B.. T.. olduğunu beyan etmesi üzerine B.. T.. hakkında dava açılıp mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında; atılı suçu işleyen kişinin gerçek kimliğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde kesin olarak tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araşırma ve inceleme sonucunda sadece suça sürüklenen çocuğun beyanına dayanılarak atılı suçu işleyen kişinin B.. T.. olduğu kabul edilip yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Suça sürüklenen çocuk F..’ın olay tarihinde, yanında diğer suça sürüklenen çocuk B.. ile yaş büyüklüğü nedeniyle evrakı tefrik edilen sanıklar K.., M.. ve D.. varken hep birlikte hırsızlık amacıyla Diyarbakır ilinden Şanlıurfa iline geldikleri, Şanlıurfa iline geldikten sonra hep birlikte araçtan inerek suça sürüklenen çocuk F.. ile M..’nın başka bir yöne, suça sürüklenen çocuk B.. (Z.. ) ve D..’ın ise bir başka yöne hırsızlık amacıyla gittikleri, suça sürüklenen çocuk F.. ile M..’nın bir başka müştekiye karşı hırsızlık suçunu işledikleri, B.. ve D..’ın da bu dosyanın müştekisine yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını işlediklerinin anlaşılması karşısında; her ne kadar suça sürüklenen çocuklar ile evrakı tefrik edilen sanıklar hırsızlık suçunu işlemek amacıyla Şanlıurfa iline birlikte gelmiş iseler de, suça sürüklenen çocuk F..’ın temyize konu dosyadaki müştekiye karşı hırsızlık suçunu işlemeye yönelmiş iştirak iradesinin bulunmadığı gibi bu suçla ilgili herhangi bir icrai veya menfi eyleminin söz konusu olmadığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuk F..’ın, atılı suçu gerçekte işleyen B.. (Z..) ve D..’ın bu eylemlerinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocuk F.. hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
3- Kabule göre de ;
a – Gece vakti işlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçundan doğrudan 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocukların önce 5237 sayılı TCK’nın 116/2. maddesi gereğince 6 ay hapis
cezası ile ardından da aynı Kanun’un 116/4. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
b – Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hüküm kurulurken, hüküm fıkrasında suç adının işyeri dokunulmazlığının ihlali olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 14/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.