YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12768
KARAR NO : 2015/31150
KARAR TARİHİ : 11.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2014/422273
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/10/2014
NUMARASI : 2014/22 (E) ve 2014/421 (K)
SANIKLAR : Ö.. D.., C.. K..
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık Ö.. D..’nin, katılanı Antalya’ya çağırdığı; burada S.. A.. isimli kişinin yanına gidip sanık Ö.. D..’nin alacağı karşılığı 70.000 TL’lik çek aldıkları, bu çekin sanık Ö.. D.. tarafından borcuna karşılık katılana verildiği; katılan ile sanık Ö.. D..’nin Antalya/Konyaaltı liman bölgesinde bir süre oturdukları; bu esnada sanık Ö.. D..’nin, bir borcundan dolayı katılandan 3.000 TL.lik senet vermesini istediği; havanın karanlık olması ve Ö.. D.. tarafından diğer sanık C.. K..’ın yanlarına çağrılıp yaratılan kargaşadan istifade katılana 3.000 TL meblağlı denilerek gerçekte boş bir senede imza attırıldığı; senedin diğer kısımlarının yazılmadığı, sanıklar Ö.. D.. ve C.. K..’ın aynı suçu işlemesi iradesiyle suça konu senedin sanık Ö.. D.. tarafından 6.750.000 TL bedelli olarak diğer kısımların doldurulduktan sonra sanık C.. K..’ın ciro edildiği, sanık C.. K.. tarafından da borçlular Ö.. D.. ile katılan aleyhine takibe geçilip yukarıda da belirtildiği üzere takip sırasında katılan tarafından Antalya 15. İcra Müdürlüğünün 2013/7055 Esas sayılı dosyasına 01/10/2013 tarihinde 3.267,48 TL. para yatırıldığı olayda, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına dayanan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.