YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15348
KARAR NO : 2015/18099
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk …..’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 143, 168/2,31/3, 62, 151/1, 168/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 26 gün hapis ve 1 ay 3 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Asliye Ceza Mahkemesinin 15/09/2009 tarihli ve 2009/35 esas, 2009/391 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde yeni bir suç işlediği hususunda mahkemesine bildirimde bulunulması üzerine, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanması ve cezalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2012 tarihli ve 2009/35 esas, 2009/391 sayılı ek kararının bozulmasına dair Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 24/03/2014 tarihli ve 2013/18153 esas, 2014/7839 sayılı ilamını müteakip, suça sürüklenen çocuğun neticeten 2.320,00 Türk Lirası ve 420,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/434 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21.05.2015 gün ve 2014/10437/32974 sayılı Kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2015 gün ve 2015/192359 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/434 sayılı kararına karşı, dosyadaki diğer suça sürüklenen çocuk …. müdafi tarafından itiraz edilmesi üzerine, itirazın kabulüne, Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2014 tarihli ve 2014/223 esas, 2014/434 sayılı kararının hem suça sürüklenen … hem de suça sürüklenen çocuk ….. yönünden kaldırılmasına ilişkin Asliye Ceza Mahkemesinin 13/10/2014 tarihli ve 2014/1093 değişik iş sayılı kararının hukuken geçersiz olduğu Genel Müdürlüğümüzün 18/12/2014 tarihli ve 94660652-105-32-11076-2014-22708/75216 sayılı yazısı üzerine, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11/03/2015 tarihli ve 2015/2422 esas, 2015/5160 sayılı ilamı ile kabul edilmiş olmakla, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen suça sürüklenen çocuk ….’ün denetim süresi içerisinden kasten yeni bir suç işlemesi üzerine, yeniden yapılan yargılama sonunda, hakkında verilen erteli hükmün Yargıtayca bozulmasını müteakip, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, suça sürüklenen çocuğun neticeten 2.320,00 Türk Lirası ve 420,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra, yeniden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asliye Ceza Mahkemesinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 15.09.2009 tarihli kararından sonra, denetim süresi içerisinde işledikleri kasıtlı suçtan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar …. ve … hakkında, 27.03.2012 tarihinde CMK’nun 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilip, sanıklar müdafiinin temyizi üzerine dairemizin 24.03.2014 gün ve 2013/18153, 2014/7839 sayılı kararı ile esastan bozulmasıyla yapılan yargılama sonunda, 03.07.2014 tarihinde yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve sanıklardan … müdafiinin itirazı üzerine Ağır Ceza Mahkemesince, her iki sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları kaldırılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 gün ve 2009/4-169,223 sayılı kararında da kabul edildiği üzere, kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir “hüküm” değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, CYY’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmayıp, ortada davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için yasa yolu incelemesinde lehe ve aleyhe sonuçtan söz edilemeyecektir. Bu itibarla, itiraz mercii Ağır Ceza Mahkemesi kararının, itiraz eden sanık …. yönünden hukuken geçerli ve isabetli olup, bu sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılması nedeniyle denetim süresinin yanlış belirlenmesi de sonuca etkili olmadığından, sanık … hakkında yerel mahkemece itiraz mercii kararı doğrultusunda işlem yapılması gerektiğinde tereddüt bulunmamaktadır.
Sanık …. yönünden, CMK’nın 231/11. maddesine aykırı olarak yeniden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraz edilmeden kesinleşmiş olup, itiraz kapsamında bulunmayan bu sanık hakkındaki kararın kaldırılmasına ilişkin itiraz mercii kararı hukuken geçersiz ve yok hükmünde bulunduğundan, sanık ….. hakkında ….Asliye Ceza Mahkemesince, usul ve yasaya aykırı olarak yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görülüp, kararın niteliği itibariyle lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceğinden, ..Asliye Ceza Mahkemesinden verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen 03.07.2014 gün ve 2014/223-434 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.