Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/21428 E. 2015/37729 K. 12.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/21428
KARAR NO : 2015/37729
KARAR TARİHİ : 12.11.2015

Tebliğname No : KD – 2015/224062

6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık Ö.. Ö.. hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Kdz.Ereğli Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.07.2010 gün ve 2007/472 esas, 2010/471 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 29.01.2014 gün ve 2012/14717 esas, 2014/2523 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık Ö.. Ö.. hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık Ö.. Ö..’un tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık Ş. S. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit, mala zarar verme ve yasak silah taşıma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık Ş. S. müdafii ve katılan Ö.. Ö..’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2015 gün ve 2015/224062 sayılı yazısı ile;
“Yüksek Yargıtay 4.Ceza Dairesi ile Cumhuriyet Başsavcılığımız arasındaki uyuşmazlık hükmün kesin nitelikte olup olmadığı dolayısıyla temyiz isteminin reddedilip edilemeyeceğine ilişkindir.
Şöyle ki;
5320 sayılı Yasanın 8. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle uygulanma zorunluluğu bulunan 1412 sayılı CYUY’nın 305. maddesi uyarınca, ceza mahkemelerince verilen hükümler temyiz yasa yoluna tabidir.
Ancak;
1- İkimilyar liraya kadar (ikimilyar dâhil) para cezalarına dair olan hükümler,
2- Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,
3- Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, kesin olup, bu hükümler hakkında temyiz yasa yoluna başvurulamaz.
“İkimilyar liraya kadar (ikimilyar dahil) para cezalarına dair olan hükümlerin” temyiz edilemeyeceğine ilişkin 1412 sayılı CYUY’nın 305. maddesinin 2. fıkrasının 1. bendinin, Anayasa Mahkemesinin 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren 23.07.2009 gün ve 65–114 sayılı kararı ile iptal edilmesinden sonra verilen, ister hapis cezasından çevrilen, ister doğrudan hükmolunan adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin 14.04.2011 tarihine kadar hiçbir miktar gözetilmeksizin, 14.04.2011 gün ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasanın 23. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının 272. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde “hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen 3.000 Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yasa yoluna başvurulamayacağı” şeklinde yapılan değişiklik ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasaya eklenen “bölge adliye mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamaz” şeklindeki geçici 2. madde gözönünde bulundurulduğunda ise 14.04.2011 tarihinden sonra, ancak doğrudan hükmolunan 3.000 Türk Lirasından fazla adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümlerinin temyizinin olanaklı hale geldiği konusunda bir duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda mahkeme sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçundan 25 gün hapis ve 25 gün adli para cezasına hükmetmiş, adli para cezasını günlüğü 20 TL den paraya çevirmiş ancak hapis cezasının paraya çevirmemiştir.
Sonuç ceza olarak 25 gün hapis ve 500 TL adli para cezası belirlenmiştir. Hapis cezasının temyiz incelemesine konu edileceğinde tereddüt yoktur. Şu halde hüküm temyize tabi olduğundan Dairenizce işin esası ile ilgili inceleme yapılmalıdır.
Sonuç ve istem: Yukarıda açıklanan nedenlerle; itirazın kabul edilmesi, Dairenizin 29/01/2014 gün ve 2012/14717 esas – 2014/2523 karar sayılı kararının kaldırılması, İtirazın yerinde görülmemesi halinde ise dava dosyasının Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi, İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık Ö.. Ö.. hakkında verilen mahkumiyet kararının miktar itibariyle reddine dair, Dairemizin 29.01.2014 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan hükmolunan 25 gün hapis ve 500 TL adli para cezasının, 5320 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca temyizi kabil olması nedeniyle yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 29.01.2014 gün ve 2012/14717 esas, 2014/2523 karar sayılı sanık Ö.. Ö.. hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden verilen ret kararının KALDIRILMASINA,
Kdz.ereğli Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.07.2010 gün ve 2007/472 esas, 2010/471 karar sayılı hükmün sanık Ö.. Ö.. hakkında 6136 sayılı kanuna muhalefet suçu yönünden yeniden incelenmesi sonucu;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen 6136 sayılı Kanuna muhalefet eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak,
Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık Ö.. Ö..’un temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının itiraz yazısına uygun olarak, hükümdeki “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” ilişkin fıkranın hükümden çıkarılarak yerine “sanık hakkında TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1. maddesinin a,b,d,e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması” ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA, itiraza konu edilmeyen sanık Ş. S. yönünden Dairemizin 29.01.2014 tarihli kararının aynen muhafazasına, 12.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.