Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/28458 E. 2015/18107 K. 17.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/28458
KARAR NO : 2015/18107
KARAR TARİHİ : 17.11.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sistemi engelleme bozma yok etme, resmi belgede sahtecilik

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık… müdafiinin temyiz dilekçesinde yapmış olduğu duruşmalı inceleme talebinin CMK’nın 299/1 maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden reddine karar verilerek yapılan incelemede,
A- Katılan … vekilinin, sanıklardan …, … ve …. hakkında bilişim sistemine girip verileri değiştirmek suçundan verilen beraat; katılan… vekili, sanık … ve müdafii ile sanıklar … ve … müdafilerinin sahte belgi düzenlemek ve kullanmak suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesindeki düzenlemeler ile sanık …’ın suçun işlenişi sırasında yerine getirdiği işlev ve ortaya koyduğu katkı dikkate alındığında, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak takdiri yoluna gidilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre katılan … vekili, sanık … ve müdafii ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B- Katılan … vekili, sanık … ve müdafii ile sanklar … ve … müdafiilerinin, sanklardan …, …, … ve … hakkında bilişim sistemine girip verileri değiştirmek suretiyle haksız çıkar sağlamak suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
5237 sayılı TCK’nın 61. maddesindeki düzenlemeler ile sanık …’ın suçun işlenişi sırasında yerine getirdiği işlev ve ortaya koyduğu katkı dikkate alındığında, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak takdiri yoluna gidilmesinde ve mahkemenin kabulüne göre de, bilişim sistemine girip verileri değiştirmek suretiyle haksız çıkar sağlamak suçundan 5237 sayılı TCK’nın 244/4 maddesi gereğince sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle, uygulanma şartları bulunmayan aynı Kanun’un 168. maddesi bakımından bir değerlendirme yapılmamasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, tebliğnamedeki anılan hususlara yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sahte sürücü belgesi ile müşteki …’ün banka hesabına internet üzerinden giriş yapabilmek için bankaya gidip internet şifresi ve …. nolu telefonun tanımlanmasını sağladıktan sonra, 15.07.2009 tarihinde internet yolu ile hesaba giriş yapılarak müştekinin vadeli hesabından 150.000 TL’nin vadesiz hesabına aktarılması, aynı tarihte sanık …’a 110.000 TL’nin banka tarafından nakit olarak ödenmesi, 16.07.2009 tarihinde tekrar internet yolu ile hesaba girildikten sonra vadeli hesabın kapatılarak hesaptaki 236.607 TL’nin vadesiz hesaba aktarılması, müştekinin yatırım hesabındaki B tipi likit fonun paraya çevrilerek 44.655 TL’nin vadesiz hesaba aktarılması ve aynı gün saat 13.57’de 50.000 TL. ve saat 15.39’da da 260.000 TL’nin sanık … tarafından bankadan nakit olarak çekilmesi, hesapta kalan 11.500 TL’nin de 23.07.2009 tarihinde aynı bankanın başka bir şubesinde sanık …’a ödendiğinin anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-e, 43/1 maddesine uyan zincirleme şekilde bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan… vekili, sanık … ve müdafi ile sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.