YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21708
KARAR NO : 2014/36164
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : Batman İş Mahkemesi
TARİHİ : 31/03/2014
NUMARASI : 2013/368-2014/570
Hüküm süresi içinde davalı D. Elektirik Dağıtım A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin, fesih sebeplerinin açık ve kesin bir biçimde yazılı olarak davacıya bildirilmeden, savunması dahi alınmaksızın haksız olarak feshedildiğini, asıl işverenle alt işveren arasında yapılan hizmet alım sözleşmelerinin muvazaaya dayandığını belirterek davanın kabulü ile; feshin geçersizliği ve muvazaa sebebiyle davacının D. Elektrik Dağıtım Anonim Şirketindeki işine iadesine karar verilerek, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı D. Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi vekili; ihale konusu işin niteliği gereği teknolojik sebeplere dayandığı ve konusunda uzmanlık gerektirdiğini, davalılar arasında muvazaalı bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığını belirterek davanın öncelikle husumetten reddine, esasa girilecekse davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı A.Enerji İnşaat Ticaret Limited Şirketi vekili; davacının iş sözleşmesinin müvekkili şirketin ihale süresinin sona ermesi sebebiyle feshedildiğini, bu sebebin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca objektif bir sebep olduğunu, müvekkili şirketin davalı idarenin muvazaa iradesiyle hareket etmesi halinde dahi bir hukuksal sorumluluğu bulunmadığını beyanla müvekkili aleyhine açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen 28.03.2013 tarihli 2012/1087 esas 2013/103 sayılı karar Dairemizin 24.05.2013 tarihli 2013/10144 esas 2013/12179 karar sayılı ilamı ile bozulmakla, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davalı tarafından yapılan yazılı bir fesih bildiriminin bulunmadığı gibi, davalı yüklenicinin iddia ettiği ihale süresinin sona ermesi sebebinin fesih için geçerli veya haklı sebep oluşturmadığı, davalılar arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu gerekçeleriyle davalı D. Elektirik Dağıtım A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve davacının davalı D. Elektirik Dağıtım A.Ş.’ye iadesine; davalı A. Enerji İnş. Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın ise sıfat yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı D. Elektirik Dağıtım A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında temel uyuşmazlık davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Alt işveren, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise, asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımdan yola çıkıldığında asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları, iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir. Alt işverene yardımcı iş, ya da asıl işin bir bölümü, ancak teknolojik sebeplerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu kararlılığı ortaya koymaktadır.
Dosya içeriğine göre; mahkemece bozma ilamına uyulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama kapsamında, davalı D.Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin ana sözleşmesi ile faaliyet alanını belirleyen diğer belgelerin ve ticaret sicili kayıtlarının getirtilerek üç kişilik teknik bilirkişi kurulundan rapor alındığı görülmektedir.
Somut olayda; davacı 15.10.1996- 30.11.2012 tarihleri arasında D. E. ile hizmet alım sözleşmesi imzalayan diğer davalı A. Enerji İnş. Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı birtakım şirketlerde endeks okuma görevlisi olarak çalışmıştır. Davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde yapılan işin niteliği göz önüne alındığında, davalılar arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kanuna uygun şekilde kurulduğu, muvazaaya dayanmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının iş sözleşmesinin, haklı bir sebebe dayanılmaksızın, yazılı fesih bildirimi yapılmadan ve 4857 sayılı İş Kanunu 19. maddesindeki şekle aykırı olarak feshedildiği sabittir. Bu sebeple davacı davalı şirkete ait işyerine iade edilmeli, mali sonuçlardan ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmelidir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE VE DAVACININ A. ENERJİ İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE AİT İŞYERİNDEKİ İŞİNE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak altı aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 650,00 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 22.12.2014 tarihinde karar verildi.