YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/26516
KARAR NO : 2014/36208
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. İş Mahkemesi
TARİHİ : 27/06/2013
NUMARASI : 2012/296-2013/325
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 22.11.2011 tarihine kadar davalı Belediyede çalıştığını, 6111 sayılı Kanun kapsamında norm fazlası olduğu gerekçesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğüne naklinin yapıldığını, söz konusu görevlendirmeyi kabul etmediğini ve Belediyedeki işine gitmeye devam ettiğini, işverence iş sözleşmesinin 27.01.2012 tarihinde feshedildiğini, Kanun hükmü gereğince görevlendirmeyi beş işgünü içinde kabul etmeyen işçilerin iş sözleşmelerinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesine göre feshedilmesi gerektiği halde iş sözleşmesi hemen feshedilmeyerek 27.01.2012 tarihine kadar olan dönemde başka yerde işe girmesinin de engellendiğini ve bu sebeple 22.11.2011-27.01.2012 tarihleri arasında Belediyedeki işine giderek çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, bu dönemdeki çalışmasının karşılığı olarak fark kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, ilave tediye, ikramiye, giyim yardımı, yol yardımı, havlu-sabun bedeli, yemek bedeli, KHK tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesi uyarınca davacının İl Milli Eğitim Müdürlüğüne devredildiğini, kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarından nakledildiği kurumun sorumlu olduğunu, Belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, atama emrinin tebliği üzerine davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, iş sözleşmesinin 22.11.2011 tarihinde sona erdiğini, 22.11.2011-27.01.2012 tarihleri arasında davacının fiili bir çalışmasının olmadığını, atamayı kabul etmeyen personelin çıkışı 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesine göre yapıldığından 17. maddedeki ihbar süresinin uygulanması gerektiğini, davacının 22.11.2011 tarihine kadar olan tüm işçilik haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 22.11.2011-27.01.2012 tarihleri arasında davalı işveren işyerinde fiili bir çalışması olmasa da, çalışmasının fiili olarak sona erdiği 22.11.2011 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 27.01.2012 tarihine kadar başka bir yerde çalışmadığı, gelirinin olmadığı, taraflar arasındaki iş ilişkisi devam ettiğinden davacının ücret alacağı, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı bir kısım işçilik alacağı ve 6772 sayılı Kanun gereğince ilave tediye alacağını talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin giyim yardımına hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda; davalı işveren işyerinde uygulanmakta olan davacının da yararlandığı anlaşılan toplu iş sözleşmesinin 53. maddesinde temmuz ayında yazlık ve kasım ayında kışlık giysi yardımı yapılacağı öngörülmüş olup, bir yıllık çalışma dilimi içerisinde iki defa giyim yardımı yapılacağı anlaşıldığından; davacının giyim yardımı alacağı 2011 yılında 22.11.2011 tarihine kadar çalıştığı da dikkate alınarak, 2011 yılındaki çalıştığı süreye göre kıstelyevm hesabı yapılarak hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. Bu yön gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- 6111 sayılı Kanun’un 166/5. maddesinde “ Ataması tekemmül ettirilen işçiler, çalıştıkları kurumlarınca atama emirlerinin tebliğini izleyen günden itibaren beş iş günü içinde yeni görevlerine başlamak zorundadırlar. Bu süre içinde yeni kurumunda işe başlamayan işçilerin atamaları iptal edilerek 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17 nci maddesine göre iş sözleşmeleri sona erdirilir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Kanunda belirtilen İş Kanunu’nun 17. maddesine göre iş sözleşmelerinin sona erdirilmesinden kasıt, kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek iş sözleşmelerinin feshedilmesi gerektiğidir. Yoksa ihbar önelleri yönünden Kanun hükmünün uygulanması gerektiği anlamına gelmemektedir. Bu sebeple, davacının ihbar tazminatının toplu iş sözleşmesi gereğince hesaplanıp ödenen miktar mahsup edildikten sonra bakiyesinin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, ihbar tazminatı ve iki nolu bozma ilamında belirtilen giyim yardımı dışındaki alacaklar yönünden; davacının 22.11.2011-27.01.2012 tarihleri arasında davalı Belediyede fiili bir çalışması bulunmadığı ve iş sözleşmesinin Kanun hükmü gereğince eylemli olarak 22.11.2011 tarihinde feshedildiği anlaşılmakla; fark kıdem tazminatı, ücret, ilave tediye, ikramiye yol yardımı ve yemek bedeli taleplerinin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.