YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22911
KARAR NO : 2014/28101
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ : İzmir 5. İş Mahkemesi
TARİHİ : 29/05/2014
NUMARASI : 2013/378-2014/302
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 05.03.2007 tarihinden iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiği 20.05.2013 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe iade kararına rağmen müvekkilinin işe başlatılmaması halinde sendikal tazminat için bir yıldan az olmamak kaydıyla brüt ücretin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının ön kenar ilik operasyonunda operatör olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/H-ı maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, gerekli tüm eğitimlerini aldığını, 16.05.2013 tarihinde yapılan uzman kontrollerinde davacının yaptığı otuz adet işlemin ondokuz adetinin ilik örgüsünde zede olduğunun tespit edildiğini, eksik sevkiyat nedeniyle 1.109,60 Euro değerinde zarar meydana geldiğini, geçerli savunma vermeyen davacının neden olduğu zarar miktarı otuz günlük ücretini aşması nedeniyle iş sözleşmesinin 20.05.2013 tarihi itibariyle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu neticesinde, davacının hatanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, işveren zararının davacının otuz günlük ücretini aştığı, bu nedenle iş sözleşmesinin davalı işverence haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesinde, “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi. e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin,işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.” hallerinde iş sözleşmesinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun’un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25. maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Somut olayda; davacının davalı işyerinde pres operatörü olarak 05.03.2007-20.05.2013 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin “16.05.2013 tarihinde çalıştığı 1217261 order numaralı Hutch3 modelinde yapılan uzman kontrollerde 30 adet işin 19 adetinde ilik örgüsünde zede olduğunun tespit edildiği, hatalı çalışması sonucunda oluşan zede nedeniyle 19 adet iş tekrar kesime ayrıldığını,ancak kumaşın devamı olmadığı için tekrar kesim yapılamadığı, hatalı çalıştığı 19 adet iş tekrar kesim yapılamadığı için, müşteriye eksik yükleme yapılmasına neden olduğu, zayi olan her bir işin işverene maliyetinin 58,40 Euro’olduğu, bu kapsamda şirketi 58,40 Euro*19 Adet= 1109,6 Euro zarara uğrattığı, işini savsaklayarak işvereni otuz günlük ücreti tutarıyla ödeyemeyecek derecede kayba uğratması nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/H-ı bendi uyarınca” fesh edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece zarar miktarı ve kusur oranlarının belirlenmesi hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun değerlendirme kısmında “ceketlerin ihraç edilemese de iliklerin bozuk kısımları elle örülerek iyi bir iskontoyla outlet mağazalarında satılabileceği” belirtilmiş olmasına karşın sonuç kısmında ceketlerin ikinci kalite olarak satışa sunulamayacağı beyan edilmiştir. Bu halde rapor çelişkilidir. Ayrıca dinlenen şahit beyanlarından, giderilemeyecek üretim hatalarında malın ikinci kaliteye ayrıldığı belirtilmiştir. Mahkemece bu çelişkinin giderilmesi, hatalı üretilen giysilerin ikinci kalite olarak değerlendirilmesi halinde zarar miktarının ne kadar olacağı konusunda yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, sonuç zarar miktarına göre de feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.