Danıştay Kararı 2. Daire 2021/2567 E. 2021/3678 K. 25.10.2021 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2567 E.  ,  2021/3678 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2567
Karar No : 2021/3678

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : ….

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … günlü; E:…, K:… sayılı kararının onanmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 22/10/2018 günlü, E:2016/17358, K:2018/16889 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, polis memuru olarak görev yapmakta iken, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan ve yargı kararı uyarınca görevine iade edilen davacı tarafından, iptal edilen işlem sebebiyle açıkta geçirdiği 59 aylık süreye ilişkin maaş, prim, tazminat ve diğer parasal hakların, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; idari işlemler hakkında iptal kararı verildiği zaman, idari işlemin bütün sonuçlarıyla birlikte hukuk aleminden ortadan kalktığı, diğer bir ifadeyle, işlemin hiç yapılmamış kabul edildiği, bu itibarla meslekten çıkarılma işleminin mahkeme kararıyla iptal edildiği; davacının, açıkta geçen sürelere ilişkin yoksun kaldığı aylık ve diğer özlük haklarının ödenmesi gerektiği, maaş haricinde kalan diğer prim, tazminat, fazla çalışma ve benzeri ödemelerin, davacının fiilen çalışmasının karşılığı olduğu, davacının açıkta geçirdiği sürelerde fiilen çalışmadığı; öte yandan, fiilen çalışmış olsa dahi, bu ödemelerin davacıya ödenip ödenmeyeceğinin belirsiz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile iptal kararı sonrasında davacının açıkta geçirdiği sürelere ilişkin maaş farklarının hesaplanarak hak ettiği tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine, maaş harici diğer ödemelerin (prim, tazminat fazla çalışma vs.) tazmini isteminin reddine, dava kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlandığından yargılama giderinin yarısının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan yarısının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (A.A.Ü.T.) hükümleri uyarınca hesaplanan 660,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yargı kararı gereğince davacının … Emniyet Müdürlüğü emrine atanarak 23/06/2010 tarihinde görevine başladığı, … İdare Mahkemesinin kararı doğrultusunda işlem tesis edildiği, söz konusu mahkeme kararının dışına çıkarak veya yorum katarak işlem tesis edilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesinin E:2019/1206 sayılı esasında kayıtlı iken, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” başlıklı kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmelerini gerektiren nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesinde gösterilmiştir.
Karar düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının esasının onanmasına ilişkin olarak yukarıda yer verilen maddede sayılan nedenlere uymadığından, anılan kısma yönelik karar düzeltme istemi yerinde görülmemiştir.
Davalı idarenin karar düzeltme istemi İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının onanmasına yönelik olarak kabul edilerek, bu kısım yönünden Danıştay Beşinci Dairesinin 22/10/2018 günlü, E:2016/17358, K:2018/16889 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 02/11/2011 günlü, 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin, “Takip ve temsil yetkileri ile bunların kapsamı, niteliği ve kullanılması” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, idarelerin, kendi iş ve işlemleriyle ilgili olarak açılacak adli ve idari davalar ile tahkim yargılaması ve icra işlemlerinde taraf sıfatını haiz olduğu; 2. fıkrasında idareleri adli ve idari yargıda, icra mercileri ve hakemler nezdinde vekil sıfatıyla doğrudan temsil yetkisinin; hukuk birimi amirleri, hukuk müşavirleri, muhakemat müdürleri ve avukatlara ait olduğu kurallarına yer verilmiştir.
Ayrıca; 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin, “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında; tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edileceği kuralı yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmesine karşın, hukuk müşaviriyle temsil edilen davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasına “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 660,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere ” 660,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” ibaresi eklenmesi suretiyle, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN ESASA YÖNELİK KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN REDDİNE oybirliğiyle,
2. DAVALI İDARENİN YARGILAMA GİDERLERİNE İLİŞKİN KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN KABULÜNE,
3. … İdare Mahkemesinin … günlü; E:…, K:… sayılı kararının vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasına, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan …-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere ” …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine ” ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla,

4. Karar düzeltme aşamasında davalı idare tarafından yapılan giderlerin yarısının davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan yarısının davalı idare üzerinde bırakılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2021 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinde; “1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, İdare Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilerek, hukuk müşaviri ile temsil edilen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren “hukuka aykırılık” teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.