YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2362
KARAR NO : 2015/1015
KARAR TARİHİ : 26.01.2015
MAHKEMESİ : ÇİVRİL SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2013/501-2013/915
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi…………….’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarında davacının mirasbırakanının adının yanlış yazıldığı saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki, 18.05.1994 gün ve 94/5623 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicil Tüzüğünün “Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; “malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından” ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltmeyi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hata aynı Tüzüğün 85. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o madde kapsamında değerlendirilerek idarece düzeltilmelidir.
O halde; yukarıda değinilen nedenlerle mahkemece, çekişme konusu taşınmazda hak sahibi görünen “………… kızı 1305 doğ. ………….” isminin, “…………. kızı 1300 (1884) doğ. ……. ………….” olarak düzeltilmesi ile doğum tarihinin de kayda yazılması sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ancak anılan bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının hüküm kısmının 2. fıkrasındaki “1300 (1884) doğ” ibaresinin hükümden çıkarılması ile davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüne 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.