YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/36686
KARAR NO : 2015/2932
KARAR TARİHİ : 17.02.2015
Tebliğname No : 2 – 2014/375980
MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/11/2012
NUMARASI : 2004/1154 (E) ve 2012/980 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gereken hallerde, konut dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşmaya tabi olmadığı nazara alındığında, tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanıklara atılı 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken Antalya ili için olay tarihinde güneşin 07:14′ te doğduğu, yakınanın 29/10/2004 tarihli ifadesinde “29/10/2004 günü saat 01:30 sıralarında ikametimde istirahate ayrıldım. Sabah saat 07:40 sıralarında uyandığımda….telefonumun bırakmış olduğum komidinin üzerinde bulunmadığını farkettim” şeklinde beyanda bulunması karşısında, olayın gündüzden sayılan zaman dilimi içinde gerçekleştiği gözetilmeden hükmün gerekçesinde olayın gece gerçekleştiğine ilişkin deliller tartışılmadan sanıkların lehine olan yasa belirlenirken eylemin gece gerçekleştiğinden bahisle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanacağının belirtilmesi,
3-Sanıkların belirlenemeyen bir zaman dilimi içerisinde yakınana ait konuta belirlenemeyen bir şekilde girerek cep telefonu, cüzdan ve yakınana ait aracın anahtarını çalarak bu anahtarla yakınana ait otonun da çalınması biçimindeki eylemlerinin bir bütün olarak; 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 522 (pek fahiş), (765 sayılı TCK’nın 81/2 sanık İhsan ve Osman yönünden) maddeleri ile; 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 116/1, 119/1-c maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturduğu,
5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuç cezalar belirlenerek karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
4-Sanık İ.. P.. ile ilgili olarak; hükümden önce 03.02.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6273 Sayılı Yasa ile 5941 sayılı Yasa’nın 5.maddesinde yapılan değişiklikle 3167 sayılı Kanun’un 16/1. maddesi kapsamındaki karşılıksız çek düzenleme fiilinin idari yaptırıma bağlanması nedeniyle sanık İhsan’ ın adli sicil kaydında yer alan İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/1996 gün, 1992/307 esas 1996/1043 karar sayılı ilamından dolayı tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydına esas Aydın Ağır Ceza Mahkemesinin 27/12/1993 gün ve 34-326 E,K sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
5-Yargılama giderinin, her bir sanığın neden olduğu tutar kadar tahsili gerekirken yazılı şekilde müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar E.S ve Osman müdafiileri ile sanık İhsan’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 17/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.