YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23747
KARAR NO : 2015/36877
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
Tebliğname No : 4 – 2013/186313
MAHKEMESİ : Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/01/2013
NUMARASI : 2011/256 (E) ve 2012/525 (K)
SUÇLAR :Tehdit, hakaret, suç delillerini gizleme
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine ve katılan sanık H.. K..’in temyiz dilekçesi içeriğine göre, hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını sanık sıfatı ile temyiz ettiği, temyiz isteminin itiraz niteliğinde olması nedeniyle mahallinde kesin sonuca bağlandığı, hükmü katılan sıfatı ile temyiz etmediği kabul edilerek dosya görüşüldü:
A-Temyiz süresinin geçmesi,
Nedeniyle Yerel Mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı sanık Ş.. E.. tarafından yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, yerel mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
B-Sanık F.. G.. hakkındaki hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Cezaevi bahçesinde meydana geldiği iddia ve kabul edilen hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan TCK’nın 125/4. maddesi ile cezada artırım yapılması,
2-Tekerrüre esas alınan Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkemesine ait eski mahkumiyet kararının 03.07.2006 tarihinde verilmiş olması karşısında, 765 sayılı Kanun’un 95/2. maddesine göre beş yıllık deneme süresinin kesinleşmeden değil hüküm tarihinden itibaren başlayacağı, sanık, beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyetinin vaki olmamış sayılacağı, adli sicil kaydına göre 03.07.2006 tarihinden sonraki beş yıllık süre içinde işlediği bir suçun bulunmadığı, yargılamaya konu eylemin ise karar tarihinden beş yıl sonra 28.07.2011 tarihinde işlediği anlaşılmakla; Şanlıurfa 1. Sulh Ceza Mahkemesine ait 03.07.2006 tarih ve 1058/372 sayılı eski mahkumiyet kararının tekerrüre esas olamayacağı, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesine ait beş yıldan az ceza içeren 26.12.2011 tarih ve 504/572 sayılı ilamın ise 24.12.2005 tarihinde infaz edildiği, infaz tarihinden itibaren 3682 sayılı Kanun’un 8. maddesinde düzenlenen beş yıllık sürenin dolduğu, diğer eski mahkumiyet kararlarının da tekerrüre esas olamayacağı ve silinme koşullarının gerçekleşmesi karşısında; hükmolunan cezalarda tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının, cezaların bireyselleştirilmesinde ise 5237 sayılı TCK’nın 58/3. maddesindeki düzenleme yanında erteleme hususunda “daha önceden üç aydan fazla hapis cezasına mahkum olduğu” şeklindeki gerekçelere dayanılamayacağının gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanık F.. G.. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.