YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1308
KARAR NO : 2015/873
KARAR TARİHİ : 27.01.2015
Tebliğname No : 2 – 2012/307930
MAHKEMESİ : Osmancık Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/09/2012
NUMARASI : 2012/54 (E) ve 2012/271 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde 12-15 yaş gurubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca, suç tarihi olan 12/07/2011 tarihinde işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığının sosyal inceleme raporu ile birlikte değerlendirilmesi açısından, suç tarihi esas alınarak uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeden, suç tarihi 12/01/2012 olarak belirtilen rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet hükmü kurulurken, Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik’in 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK’nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirlerin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4- Suça sürüklenen çocuk hakkında, mala zarar verme suçundan hükmolunan hapis cezası, 5237 sayılı TCK’nın 50/1-b. maddesi uyarınca cam kırılması nedeniyle mağdurun uğradığı zararın tazmin suretiyle tamamen giderilmesi seçenek yaptırımına çevrilirken, meydana gelen ve suça sürüklenen çocuk tarafından tazmin edilmesi gereken zarar miktarının karar yerinde açıkça gösterilmemesi suretiyle infazda duraksamaya neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.