Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/22656 E. 2014/32512 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/22656
KARAR NO : 2014/32512
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İş Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2009/723-2013/283

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette proje müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedildiği, diğer taleplerini ilişkin alacakları da olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ücretin miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Kural olarak ücretin miktarı ve ekleri gibi konularda ispat yükü işçidedir. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir.
Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda şahit beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; davacı ücretin 3.300,00 TL aldığını iddia ederken davalı ücretin miktarı konusunda açıklamada bulunmamıştır. Davacı proje müdürü olup bordrolardaki asgari ücreti almayacağı açıktır. Bu sebeple davacının işkolunda davacının kişisel özellikleri ve kıdemi ile yaptığı işe göre emsali bir işçinin ne kadar alabileceği yukarıdaki esaslara göre araştırılarak sonucuna göre dosyadaki diğer delillerle konu değerlendirilerek davacının ücreti belirlenmeli ve talepleri buna göre hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir.
3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve yapmışsa hesaplanması konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, kanuni sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Somut olayda; davacı proje müdürü olup aynı zamanda yukarıda açıklanan üst düzey yönetici niteliğinde olduğu görülmektedir. Davacının fazla çalışma ücreti talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde değildir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.