Danıştay Kararı 10. Daire 2016/3477 E. 2021/4989 K. 21.10.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/3477 E.  ,  2021/4989 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/3477
Karar No : 2021/4989

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Komutanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, donatanı olduğu teknenin, sahilden 2 mil içeride trol ile su avcılığı yaptığından bahisle 3 ay süreyle bağlanmasına ilişkin işlem ile ağ ve trol kapısına el konulmasına ilişkin işlemin; Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yapılan ölçümün hatalı olduğu ileri sürülerek iptali ile bağlama ve el koyma işlemleri nedeniyle teknesini çalıştıramadığından bahisle uğranılan zarara karşılık 1.000,00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce; davacının donatını olduğu teknenin 3 ay süreyle bağlanması işlemi bakımından, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nda belirtilen yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı olarak avlanıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine; ağ ve trol kapısına el konulmasına dair işlem bakımından ise, uyuşmazlığa konu eylemin istihsal olunan ürünlerin ve istihsal vasıtalarının müsaderesini gerektirmesi nedeniyle söz konusu eşyanın Ceza Mahkemesi tarafından müsaderesinin onaylanmasına karar verilebileceği, idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verildiği, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nda ağ ve trol kapısına mahkeme kararıyla müsadere edileceğinin belirtilmesine rağmen anılan eşyalara Cumhuriyet Savcısının talimatıyla el konulmasının işlemi şekli olarak sakatladığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının ağ ve trol kapısına el konulmasına dair işleme ilişkin kısmının onanması, teknenin 3 ay süreyle bağlanmasına dair işleme ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
07/04/2015 tarihinde, Adana ili, Yumurtalık ilçesi sahilinde, Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı TCSG 306 Komutanlığınca yapılan kontrolde, davacının donatanı olduğu … isimli teknenin, Komutanlığa ait gemi bünyesinde bulunan elektronik harita ve AIS sistemi üzerinde, sahilden itibaren 1.87 mil mesafede olduğunun, GPS mevkisi harita üzerinde pilotlandığında ise sahilden itibaren 1.85 mil mesafede olduğunun tespit edildiği, tekneye yaklaşıldığında ağlarının suda olduğunun görülmesi üzerine, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca avlanmanın yasak olduğu sahilden itibaren 2 mil içerisinde avlanıldığından bahisle dava konusu işlemler tesis edilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun 24. maddesi, (b) bendinde, “Kara sularımız dahilinde dip trolu ile su ürünleri istihsali şekli ayrı bir yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik hükümlerine aykırı olarak dip trolu ile su ürünleri istihsali yasaktır.” hükmüne; 36. maddesi, 1.fıkrası, (i) bendinde ise, “… 24 üncü maddeye göre çıkarılan yönetmelikteki dip trolüne ilişkin yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı hareket edenler iki milyar lira idarî para cezası ile cezalandırılır, istihsal olunan su ürünleri zapt ve mahkemece müsadere edilir. Suçta kullanılan gemiler ile gerçek ve tüzel kişilerin ruhsat tezkereleri; suçun ilk defa işlenmesi halinde bir ay, ikinci defa işlenmesi halinde üç ay süre ile geri alınır, tekrarlanması halinde iptal edilir. Aykırılığın bu Kanuna istinaden bölgeler, mevsimler ve zamanlar bakımından konulacak düzenlemelere uyulmayarak işlenmesi halinde, gemiler haricindeki istihsal vasıtaları da zapt ve mahkemece müsadere edilir. Yasak bölgelerde veya yasak zaman ve mevsimlerde dip trol ağları denizde veya toplanıp bordaya alınmış durumda tespit edilenler, göz açıklıkları tayin olunan asgarî ölçülerden küçük dip trolü ağlarını her ne suretle olursa olsun gemilerinde bulunduranlar ile orta su trolünü veya kombine trolü dip trolü olarak kullananlar hakkında, ikinci fıkradaki cezalar hükmolunur.” hükmüne yer verilmiştir.
18/08/2012 tarih ve 28388 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2012/65 nolu 3/1 numaralı Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ’in “Dip Trolüne İlişkin Yasaklar” başlıklı 10. maddesi, 2. fıkrasında, “Akdeniz’de; a) Hatay İlinde; Akıncı Burnu (36° 18.456′ N – 35° 46.745′ E) ile Suriye sınırı arasında kalan karasularımızda 1 mil içerisinde (Harita-71), b) Mersin İlinde; Karaduvar balıkçı barınağı (36° 48.546′ N – 34° 41.873′ E) ile Ceyhan Nehrinin denize döküldüğü yer (36° 34.101′ N – 35° 33.385′ E) arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 3 mil içerisinde (Harita-72), c) Mersin İlinde; İncekumburnu (36° 14.044′ N – 33° 56.979′ E) ile Susanoğlu – Atakent (36° 24.971′ N – 34° 05.458′ E) arasında kalan karasularımızda sahilden itibaren 3 mil içerisinde (Harita-73), ç) Mersin İli, Dana Adasında; sahilden itibaren 2 mil içerisinde (Harita-74), d) Antalya İli, Gazipaşa İlçesinde; Kesik Burnu (36° 09.964′ N – 32° 23.418′ E) ile Kızılliman Burnu (36° 04.243′ N – 33° 04.708′ E) arasında kalan karasularımızda 1,5 mil içerisinde (Harita-75), e) Akdeniz’de; belirtilen yerler dışında, karasularımızın sahilden itibaren 2 mil içerisinde kalan kısmında (Harita-76), (Harita-77), (Harita-78), (Harita-79), dip trolü ile su ürünleri avcılığı yasaktır.” kuralı öngörülmüştür.
Yukarıda yer verilen Tebliğin ekinde yer alan 76 numaralı harita ile Tebliğin 10. maddesi, 2. fıkrası, (e) bendi birlikte değerlendirildiğinde; Adana ili, Yumurtalık ilçesi sahilinden itibaren 2 mil içerisinde kalan kısmında dip trolü ile su ürünleri avcılığı yapılmasının yasak olduğu görülmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme Kararının Ağ ve Trol Kapısına El Konulmasına İlişkin Kısmının İncelenmesi :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Mahkeme Kararının Davacıya Ait Teknenin 3 Ay Süreyle Bağlanmasına İlişkin Kısmının İncelenmesi :
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından tutanaklarda yer alan ve idarece tespit edilen koordinatların kıyıya 2.33 mil mesafede olduğunun ve idarece yapılan ölçümün hatalı olduğunun iddia edildiği, bu iddiaların iki harita mühendisine ve Türkiye Mühendisler ve Mimarlar Odası Başkanlığı Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Mersin Temsilciliğine haricen hazırlattırılmış ölçüm raporlarını dava dosyalarına ibraz etmek suretiyle temellendirdiği, Mahkeme tarafından ise keşif – bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın salt davalı idarenin tespitlerinin esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bakılmakta olan davanın konusu olmamakla birlikte, işbu davanın konusu idari işlemler ile aynı maddi sebebe dayanarak davacının donatanı olduğu teknenin çalışanları adına ayrı ayrı idari para cezaları da düzenlenmiştir.
Tekne çalışanlarına yönelik olarak düzenlenen idari para cezalarının iptali istemiyle açılan davalarda, … İdare Mahkemesi’nce davanın reddi yolunda verilen ve kesinleşen kararlar üzerine bazı davacılar tarafından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi 13/06/2019 tarih ve 2016/11861 başvuru numaralı kararıyla, yapılan yargılamalarda Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamında hakkaniyete uygun yargılanma hakkının güvencelerinden olan silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine ve anılan ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesince anılan kararda; başvurucuların uyuşmazlığa konu idari para cezası tutanaklarında belirtilen ve idarece tespit edilen söz konusu noktanın kıyıya 2.33 mil uzaklıkta olduğunun ve av yasağı olan sahilden itibaren 2 millik bölge içinde yer almadığının savunulduğu, Mahkemenin ise trol teknesinin idarenin tespitleri doğrultusunda sahilden itibaren 1.85 mil mesafede olduğu sonucuna ulaşarak davaları reddettiği, başvurucuların yapılan mesafe ölçümünün hatalı olduğuna ve belirtilen koordinatların av yasağı olan bölgenin dışında yer aldığına yönelik biri iki harita mühendisine, diğeri Türkiye Mühendisler ve Mimarlar Odası Başkanlığı Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Mersin Temsilciliğine haricen hazırlattırılmış iki ölçüm raporunu dava dosyalarına ibraz ettikleri, bu durum karşısında başvurucuların iddialarının temelsiz olduğunun söylenemeyeceği, idari para cezası tutanaklarında belirtilen mevkiin av yasağı olan sahilden itibaren 2 millik bölge içinde yer alıp almadığının belirlenmesinin teknik incelemeyi gerektirdiği, başvurucular tarafından ileri sürülen söz konusu iddianın, Mahkemeye 2577 ve 6100 sayılı Kanunlarla tanınan imkân kullanılarak gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılması suretiyle açıklığa kavuşturulması gerektiği, teknik rapor olmadan başvurucuların bu iddiasını ispatlanmasının mümkün olmayacağı dikkate alındığında, Mahkemece bu iddiaya ilişkin bir irdeleme ve araştırma yapılmadan uyuşmazlıkların sonuçlandırılmasının, başvurucuların davalı idareye nazaran zayıf bir konuma düşürülmesi sonucunu doğurduğu ve bu durumun silahların eşitliği ilkesiyle çeliştiği belirtilmektedir.
Anayasa Mahkemesi tarafından verilen yeniden yargılama kararı üzerine, … İdare Mahkemesince bakılan dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 13/01/2020 tarihli raporda, idarece tespit edilen teknenin bulunduğu koordinatların sahile 2.35 deniz mili uzaklıkta olduğunun belirtilmesi üzerine … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla idari para cezasının iptaline karar verilmiştir.
… İdare Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyası kapsamında yaptırmış olduğu bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen 13/01/2020 tarihli bilirkişi raporu ile yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının donatanı olduğu teknenin avlanmanın yasak olduğu bölgede bulunmadığı ve bu haliyle davacıya ait teknenin 3 ay süreyle bağlanmasına yönelik olarak tesis edilen işlemde sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Ayrıca; davacının 1.000,00 TL’lik maddi tazminat talebinin kararda karşılanmadığı görüldüğünden, işbu bozma kararına uyulmak suretiyle verilecek olan kararda davacının tazminat talebinin değerlendirilerek bu husus hakkında da karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken, salt idarenin tespitleri esas alınarak eksik inceleme sonucu davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, ağ ve trol kapısına el konulmasına ilişkin kısmının ONANMASINA, davacıya ait teknenin 3 ay süreyle bağlanmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.