YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23833
KARAR NO : 2014/33289
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 07/06/2013
NUMARASI : 2011/913-2013/377
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davacının, belediyeye ait işyerinde, taşeron şirketlerin işçisi olarak 20.07.1996-02.08.2011 tarihleri arasında en son 1.110,00 TL brüt ücretle çalıştığını, iş sözleşmesini, bir kısım ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı sebeple feshettiğini, tazminat ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile belediye arasında iş sözleşmesi olmadığını, müteahhit elemanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle haklı olarak feshedildiğini belirterek, davanın husumet yönünden ve esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 20.07.1996-31.07.2011 tarihleri arasında davalı belediyeden ihale alan taşeron şirketler bünyesinde en son brüt 1.109,57 TL ücretle çalıştığı, iş sözleşmesini fazla mesai ücretinin ödenmemesi sebebiyle haklı sebeple feshedildiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, yıllık izin ücreti alacağı olduğu, fazla çalışma yaptığı, hafta tatili çalışmasının ıspatlanamadığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve hesaplamalara esas alınan hizmet süresinin doğru tespit edilip edilmediği ve husumet yönünden yapılan incelemenin yeterli olup olmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
1-Fazla çalışma gün ve saatleri davacı tanıklarının beyanlarına göre belirlenmiştir. Tanıkların beyanlarından, davacı ile tüm çalışma döneminde birlikte çalışmadıkları anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı tanıklarının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davalı işyerinde davacı ile birlikte çalıştıkları süre belirlenerek, belirlenen bu süreler için fazla çalışmanın ıspatlandığı kabul edilerek, diğer süreler için bu talep ıspatlanamadığından reddi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Öte yandan, davacının, çalışma dönemi içinde dava dilekçesindeki beyanına göre güvenlik görevlisi ve organizasyon görevlisi olarak iki ayrı görevde çalıştığı anlaşılmaktadır. İşyeri belgelerinden, hangi tarihler arasında hangi görevlerde çalıştığı belirlenerek, her iki dönem çalışma şartlarıda ayrı ayrı değerlendirilerek fazla çalışma yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca, çalışılan işyeri kamu işyeri olup, hangi tarihlerde, hangi organizasyonların yapıldığı işyeri belgelerinden belirlenerek, organizasyon yapılan günlerde fazla çalışma yapıldığı kabul edilmelidir. Kaldı ki, tanıkların beyanlarından haftada iki gün organizasyon sebebiyle fazla çalışma yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının haftada üç gün fazla çalışıldığının kabulüde yanlış olmuştur.
2-Çalışma süresi yönünden ise, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre, 20.07.1996-31.07.2011 tarihleri arasında kesintili olarak çalıştığı görülmektedir. Mahkemece, bu tarihler arasında kesintisiz çalışma kabul edilmiş ise de, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında kesintili çalışma göründüğünden, davacı tanıklarının belgeleri getirtilerek, kesintili çalışma olan dönemlerde tanıkların çalışıp çalışmadıkları belirlendikten sonra, ilgili tanıktan davacının çalışmalarının kesintili olup olmadığıda sorularak, sonucuna göre karar verilmelidir.
3-Davalı husumet itirazında bulunmuştur. Buna göre, davacının, iddia ettiği çalışma süresi içinde, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre işvereni olarak görülen şirketlerin, davalıdan hizmet alımı yaptıklarına dair belgeler ve Sosyal Güvenlik Kurumu işyeri belgeleri getirtilerek, sonucuna göre davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.