Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5867 E. 2021/5282 K. 21.10.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5867 E.  ,  2021/5282 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5867
Karar No : 2021/5282

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde röntgen teknisyeni olarak görev yapan davacının, radyoloji ünitesinde radyoaktif ve radyoiyonizan maddelerle çalıştığından bahisle, 2014 yılı için fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması istemiyle yaptığı 17/12/2014 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 2014 yılı fiili hizmet zammının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; ağız ve diş sağlığı merkez ve hastanelerinde çalışan röntgen teknisyenlerinin fiili hizmet süresi zammından yararlanabilmesi için, çalıştıkları birimde 3153 sayılı Kanun uyarınca radyasyon dozu limitlerinin aşılması gerektiği açık olup, bu konuda yapılan ara kararına verilen yanıt ve ekinde yer alan belgelerden, dozimetre takip formunda davacının isminin yer almadığı, hamile olması nedeniyle, … tarih ve … sayılı yazı ile görüntüleme hizmetleri ve randevu sürelerinin takibini yapmak üzere görevlendirildiği, fiilen röntgen çekiminde bulunmadığı, çeşitli tarihlerde raporlu ve izinli olduğunun anlaşıldığı; bu durumda, 3153 sayılı Kanun uyarınca radyasyon dozu limitlerinin aşılmadığı açık olduğundan, davacının fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, savunma dilekçesinin yasal süresinde verilmediği, savunma dilekçesi ekinde uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan belgelerin sunulmadığı, ara kararı ile istenilen belgelerin Başhekim imzası ile gönderildiği hususları dikkate alındığında, davalı idare vekilinin uyuşmazlığa katkısının olmadığı sonucuna varılarak, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine gerek bulunmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davada vekille temsil edildiği halde Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, ara kararının avukata tebliğ edildiği ve avukatın gerekli belgelerin doğrudan Mahkemeye sunulmasını bildirmesi üzerine, istenen belgelerin davacının çalıştığı birim başhekimliğince Mahkemeye gönderildiği, kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 203. maddesi uyarınca Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu yerine Sağlık Bakanlığı hasım mevkiine alınarak gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

X- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Avukatlık ücretinin kapsadığı işler” başlığını taşıyan 2. maddesinde; Tarifede yazılı avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücretinin karşılığı olduğu belirtilmiştir.
Diğer taraftan; idarî yargı mercilerinde, davalı idare tarafından savunmanın süresinde verilmemiş olması, dosyanın tekemmül ederek karara bağlanması açısından önem arz etmekte olup, devam eden yargılama sırasında, yargılamaya katkıda bulunan davalı idare vekilinin, davanın reddedilmesi durumunda, sadece savunmanın süresinde verilmemiş olması nedeniyle avukatlık ücretinden mahrum edilmesinin hukukî bir dayanağı bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinin 11/05/2015 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği ve davalı idare tarafından, yasal savunma süresi geçirilmiş olsa da 12/06/2015 tarihinde avukat aracılığıyla savunma verildiği, ayrıca, Mahkemece yapılan ara kararının davalı idare vekiline tebliğ edildiği ve avukatın gerekli belgelerin doğrudan Mahkemeye sunulmasını bildirmesi üzerine, istenen belgelerin davacının çalıştığı birim başhekimliğince Mahkemeye gönderildiği, uyuşmazlığın, 29/02/2016 tarihinde davanın reddi kararı ile sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davalı idarenin davayı avukat aracılığıyla takip etmesi, yasal süresi geçirilmiş olsa da savunmanın bizzat avukat tarafından verilmesi ve ara kararıyla istenilen belgelerin Mahkemeye sunulmasının, ara kararı kendisine tebliğ edilen avukatca sağlanması karşısında, davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.