Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1287 E. 2021/5291 K. 21.10.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1287 E.  ,  2021/5291 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1287
Karar No : 2021/5291

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı

2- … Müdürlüğü
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … İl Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin 13/08/2015 tarihli İçişleri Bakanlığınca tesis edilen işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine ve 3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik 55/19. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince Danıştay Beşinci Dairesinin 07/11/2017 tarih ve E:2016/7326, 2017/22372 sayılı bozma kararına uyularak verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; bulunduğu rütbeye terfi ettiği 2009 yılından itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının ilgili Kanun gereği zorunlu olarak emekliye sevkedilmesine dair dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca dairemize devredilen dosya incelendi ve işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
… İl Emniyet Müdürlüğünde 4. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının 2009 yılında Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile 30/10/2009 tarihinden geçerli olmak üzere 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirildiği, sonrasında iki yıllık zorunlu bekleme süresinden sonraki 2012 yılında terfi değerlendirilmesine tabi tutulması gerekirken … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile “24 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle 2012 ve 2013 yıllarında rütbe terfi değerlendirilmesine alınmadığı; ancak davacının söz konusu disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 7/11/2017 tarih ve E:2016/15396, K:2017/22371 sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararına uyularak verilen iptal kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İkinci Dairesinin E:2021/3226 sayılı dosyasında derdest olduğu, 2014 yılında yapılan rütbe terfi değerlendirmesinde ise “Terfi etmez” kararı verildiği, bu işleme karşı dava açmadığı, 2015 yılında ise katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavından (40) puan verilerek “Başarısız” sayıldığı, bu işlemin iptali istemiyle açtığı davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay Beşinci Dairesinin 26/12/2016 tarih ve E:2016/27330, K:2016/12845 sayılı kararı ile onandığı, … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile de 3201 sayılı Kanunun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliye sevk edilmesi üzerine anılan işlemin ve bu işlemin iptali iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında ise; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Yasa hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa’nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca anılan düzenlemede “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresi ile personelin re’sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re’sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.
Mahkeme tarafından yapılan ara kararla; davacının geçmişe yönelik olarak 2012 ve 2013 yılları açısından ayrı ayrı rütbe terfi değerlendirilmesine alınıp alınmadığı, alınmış ve terfi ettirilmemesine karar verilmiş ise bu işlemlerin iptaline yönelik açılmış davasının bulunup bulunmadığı, 2014 yılına ilişkin olarak Yüksek Değerlendirme Kurulunca verilen “Terfi etmez” kararına dava açmamış olsa bile 4. sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunan personelin liyakat değerlendirmesi yapılmaksızın boş kadro bulunmadığı gerekçesiyle topluca terfi ettirilmemesine yönelik 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının dayanağı olan, söz konusu rütbelerdeki görev unvanı karşılığı olan kadro sayılarının değiştirilmesine ilişkin 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/3/2016 tarih ve E:2015/11290, K:2016/1746 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, davacının 2014 yılına ilişkin olarak yeniden rütbe terfi değerlendirmesine alınmasına yönelik idareye bir başvurusunun olup olmadığı, davalı idare tarafından yeniden değerlendirmeye alınıp alınmadığı ve 2015 yılında ise katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavından (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline hükmeden … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı sonrasında davalı idare tarafından başarısız sayılma işleminin dayanağı olan ve hukuka aykırılığı tespit edilen Yönetmelik hükümleri ile ilgili yapılacak yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilip edilmediği hususlarının sorulması üzerine, idarece verilen ara kararı cevabında; 2012 ve 2013 yıllarında aldığı disiplin cezası sebebiyle rütbe terfi değerlendirmesine alınmadığı; 2014 yılında Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alındığı ve hakkında terfi etmez kararı verildiği; Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/3/2016 tarih ve E:2015/11290, K:2016/1746 sayılı iptal kararı üzerine davacının 2014 yılına ilişkin olarak yeniden rütbe terfi değerlendirmesine alınmasına yönelik idareye bir başvurusunun bulunmadığı, 2015 yılında ise katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavından (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline hükmeden … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı sonrasında, davacı resen emekliye sevk edildiğinden fiili imkansızlıktan dolayı değerlendirilmeye alınamadığı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, davacının ’24 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararın, Danıştay 5. Dairesinin 07/11/2017 tarih ve E:2016/15396, K:2017/22371 sayılı kararı ile bozulduğu, akabinde İdare Mahkemesince bozma kararına uyulmak suretiyle işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, davacının ’24 ay uzun süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptal edildiği gerekçesiyle geçmişe yönelik olarak 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin terfi değerlendirmesine alınması gerekirken alınmadığı, yine 2015 yılında ise katılmış olduğu rütbe terfi sözlü sınavından (40) puan verilerek başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline hükmeden … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı sonrasında davacının resen emekliye ayrıldığı gerekçesiyle terfi değerlendirilmesine alınmadığı görülmekle, davacının bu iptal kararlarından sonra idarece tekrar terfi değerlendirilmesine alınarak terfi ettirilip ettirilmeme durumuna ve bu işlemlerin iptaline yönelik dava açılmış olması halinde davaların sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.