Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/20148 E. 2015/45375 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20148
KARAR NO : 2015/45375
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

Tebliğname No : 6 – 2011/373176
MAHKEMESİ : Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/09/2011
NUMARASI : 2011/59 (E) ve 2011/71 (K)
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık G.. F..’ın, yaşı küçük sanık A.. A.. ile birlikte, olay günü fikir ve eylem birliği içinde atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 37. maddesi yerine aynı Kanun’un 39. maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması; yağma suçunun, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a ve c) bentlerine aykırı biçimde bıçakla ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesine karşın, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca, temel ceza belirlenirken, (a) ve (c) bentlerinin değerlendirilmeye esas alınmaması; 5237 sayılı TCK’nın 150.maddesinin 2.fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek sanığın cezasından indirim yapılması; Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 Esas ve 2013/106 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3.kişiye satılması halinde, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için suçun failinin, bizzat pişmanlık göstererek, mağdurun zararı yanında satın alanın da zararının giderilmesi halinde, etkin pişmanlık hükümleri uygulanabileceği için, uygulama şartları oluşmayan 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

26.02.2009 tarihli 5739 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “yaptırımın” ibaresinin “tedbirin” olarak değiştirilmesi, keza 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 5275 sayılı C.G.T.İ.H.K’nın 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının değiştirilmesi ve aynı Yasa maddesinin 10. fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olduğu hususları dikkate alındığında, infazı kısıtlar şekilde, kısa süreli hapis cezasından seçenek yaptırım olarak çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu cezanın hapse çevrileceğine hükmolunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık G.. F.. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nun 52/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümdeki, “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresi çıkartılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleriyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.