YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/4943
KARAR NO : 2015/10950
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
Tebliğname No : 2 – 2012/262693
MAHKEMESİ : Göle Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/06/2012
NUMARASI : 2009/195 (E) ve 2012/165 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği; konut ve eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemlerin ise aynı Kanun’un 142/1-b, 116. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağı gözetilerek; dosya içerisinde yer alan 15.02.2010 havale tarihli bilirkişi raporunda hayvanın bulunduğu ahırın evin müştemilatı niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında, eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, aynı Kanun’un 142/2-g maddesi gereğince uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2-) Sanığın soruşturma evresinde alınan ifadesinde yakınanın ahırına barınmak için gece saatlerinde girdiğini sabah etraf aydınlanınca da yakınanın ahırında bulunan atı çaldığını ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında, sanıktan yakınana ait atı tam olarak hangi saatte aldığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eylemlerin gece vakti işlendiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde denetime olanak verecek şekilde tartışılmadan sanık hakkında TCK’nın 143 ve 116/4. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
3-) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın; aynı Kanun’un 53/1-c. maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.