Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/15977 E. 2014/16387 K. 09.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15977
KARAR NO : 2014/16387
KARAR TARİHİ : 09.06.2014

MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 19/03/2014
NUMARASI : 2013/912-2014/109

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin 06.08.1998 tarihinde davalı Kurumun İzmir Hastanesinde 01.01.1999 tarihli hizmet sözleşmesiyle çalışmaya başladığını, 02.05.2002 tarihinde daimi kadroya alındığını, müvekkilinin kadrolu personelle aynı işi yaptığını bu sebeple ücrette de kadrolu personel ücretinin esas alınması gerektiğini belirterek nöbet ücreti, ikramiye ve havuz ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna vekili işçi olması hukuken mümkün olmayan ve 506 sayılı Kanun’un 123. maddesine göre sözleşmeİi olarak istihdam edilen davacının işçilerin sahip olduğu haklardan yararlandırılmasına imkan bulunmadığını belirterek görev ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı S.. B.. vekilinin dosyaya herhangi bir cevap bildirmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, tarafların temyizi üzerine, dairemizin 23.05.2013 tarih, 2012/23448 esas, 2013/12108 karar sayılı kararı ile davaya bakmakla idari yargı birimlerinin görevli olduğu gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlığı altındaki 331. maddesinin 2. fıkrasındaki “görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder” düzenlemesi uyarınca yargı yolu ile görevsizlik kararı sonucu verilen red kararları henüz davayı esastan sonuçlandırmadığından davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine de o mahkemece hükmolunmalıdır.
Anılan Kanun’un 323/ğ. maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan vekâlet ücretine de görevsizlik kararında ayrıca hükmolunamaz. Mahkemece bu husus gözardı edilerek davacı aleyhine yargılama gideri yükletilmesi ve davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değildir. Ancak, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm kısmının 2, 3. ve 4. bentlerinin çıkartılarak yerine; “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 331/2. maddesi gereği yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya görevli mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına” bendinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.