Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/9994 E. 2015/10722 K. 26.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9994
KARAR NO : 2015/10722
KARAR TARİHİ : 26.05.2015

Tebliğname No : KD – 2015/112006
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/10/2012
NUMARASI : 2010/1046 (E) ve 2012/1800 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından sanık F.. G.. hakkındaki Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31.10.2012 tarih, 2010/1046 – 2012/1800 E-K sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, sanığın eski hale getirme isteminin kabulü ile temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek 3.10.2012 tarihli hükmün onanmasına 15.09.2014 günlü, 2014/27395-20734 E-K. sayılı ilam ile karar verilmesinin ardından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.04.2015 tarih ve KD-2015/112006 sayılı itirazı üzerine dosya dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının dairemizin “onama” ilamına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2015 tarihli itirazının KABULÜNE,
Dairemizin 15.09.2014 tarih, 2014/27395-20734 E-K. sayılı onama kararının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 42. maddesinin 1. fıkrasında, “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında Dairemizce karar verilmesi gerekip, öncelikle eski hale getirme istemi hakkında karar verilmesi gerektiğinden, mahkemenin eski hale getirme isteminin reddine dair 31.07.2013 günlü ek kararının hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. Maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Yokluğunda verilen karar, sanığın sorguda bildirdiği “.. Mah. .. Sk. No:../Beykoz” adresi yerine “.. Mah. .. Sk. No:./Beykoz” adresine tebliğe gönderildiği, tanınmadığı için iade edilmesi üzerine farklı adres olan mernis adresine çıkartılan tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince muhtar imzasına tebliğ edildiği, ancak tebligat evrakının muhtara bırakıldığına dair ihbarnamenin gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılmaması karşısında, yapılan tebliğ işleminin hukuken geçersiz ve 31.07.2013 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek, sanığın aynı tarihli eski hale getirme isteminin kabulü ile yapılan incelemede;
5271 sayılı Ceza Yargılama Yasası’nın 213. maddesine göre sanığın hakim ya da mahkeme huzurunda yaptığı açıklamalar ile Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadelerin duruşmada okunabilmesi kabul edilerek Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadelere de kanıt (delil) olma değeri tanınmıştır. Buna karşılık, şüphelinin kollukça alınan ifadesine ilişkin tutanağın duruşmada okunabilmesi için, kollukta ifade alındığı sırada müdafinin hazır bulunması koşulu aranmaktadır.
Somut olayda sanık yüklenen hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını işlediğini mahkemede kabul etmemiştir. Kollukta ise, ifadesi alınırken, müdafinin hazır olmadığı sırada suçunu ikrar ettiğinden, 5271 sayılı CMK’nın 213. maddesi uyarınca bu ifade tutanağı duruşmada okunamayacağı gibi hükme de esas alınamayacağından, sorgusunda atılı suçları işlemediğini savunan sanığın, atılı suçlardan hükümlülüğüne yeterli, her türlü kuşkudan uzak, somut ve hukuka uygun kanıt bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, hükmün infazının durdurulmasına, başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse tahliyesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 26.05.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.