Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/13871 E. , 2021/3557 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/13871
Karar No : 2021/3557
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
1- (DAVALI) : … Kaymakamlığı / …
2- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
(DİĞER DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacı tarafından işgaliye harcı ödenmek suretiyle kullanılan, Silivri Belediye Başkanlığının sorumluluğu altında ve kamunun kullanımındaki yeşil alanda yer alan büfe niteliğindeki işyerinin tahliyesine ilişkin Silivri Belediye Başkanlığının … günlü, E…. sayılı işlemi ile Silivri Kaymakamlığının … günlü, E…. sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu Silivri Belediye Başkanlığı işleminin hazırlayıcı işlem niteliğinde olduğu, bu aşamada davacının hukuki menfaatini etkilemediği, idari davaya konu edilebilen kesin ve yürütülebilir nitelikte olmadığı gerekçesiyle bu işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddine; dava konusu Silivri Kaymakamlığı işlemi yönünden ise, davacının işgaliye harcı karşılığında taşınmazı kullanmasına müsade edildiği, bu nedenle fuzuli şagil sayılamayacağı, davacı hakkında düzenlenen ve ödenmeyen işgaliye harcına ilişkin ödeme emrine açılan davada ödeme emrinin iptal edildiği, taşınmazın tahliye edilmesi yolunda Belediye Başkanlığınca herhangi bir ihtarda bulunulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Silivri Kaymakamlığı tarafından; ödeme emrinin iptali için açılan davada yürütmenin durdurulması kararı verilmesi üzerine tahliye işlemlerinin durdurulduğu, bu nedenle davacının dava açmakta menfaatinin kalmadığı, mahkemenin davanın esastan reddine karar vermesi gerektiği, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin sadece kaymakamlığa yükletilmesinin hukuka uygun olmadığı ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından; tahliye edilmesi için davalı belediyece Kaymakamlığa yapılan talep ile kaymakamlık işleminin bütünlük arzettiği, bu işlemin iptal edilmemesi halinde başka tahliye işlemlerine dayanak yapılabileceği, kendisinin fuzuli şagil olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN CEVABI : Davacı tarafından, tahliyeye ilişkin temel işlemin ayakta olduğu, tahliyenin ertelenmesinin, işlemin iptal edilmesi anlamına gelmediği savunulmaktadır.
Davalı Silivri Belediyesi tarafından, tahliye için Kaymakamlığa yapılan talebin yürütülebilir olmadığı, bu başvurunun her zaman yapılabileceği savunulmaktadır.
Davalı Kaymakamlık cevap vermemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada işin gereği düşünüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Silivri Belediye Başkanlığının sorumluluğundaki yeşil alanın bir kısmının 2006 yılından itibaren işgaliye harcı ödenmek suretiyle davacı tarafından büfe yapılmak suretiyle kullanıldığı, davacı hakkında tahakkuk ettirilen işgaliye harçlarının tahsili için … günlü ve … sayılı ödeme emrinin düzenlenerek tebliğ edilmesi üzerine açılan davada … Vergi Mahkemesince, borca ilişkin olarak ihbarname ve/veya herhangi bir işlem tebliğ edilip davacıya vade verilmediği gerekçesiyle ödeme emrinin işgaliye harcı kısmının iptaline karar verildiği, Silivri Belediye Başkanlığınca … günlü, E:… sayılı yazısı ile davacı hakkında tahakkuk ettirilen işgaliye harçlarının ödenmediği gerekçesiyle Silivri Kaymakamlığından dava konusu taşınmazın tahliye edilerek teslim edilmesinin talep edildiği, Silivri Kaymakamlığının … günlü, E:… sayılı işlemiyle dava konusu taşınmazın 2886 sayılı Kanunu’nun 75.maddesi uyarınca 21/08/2015 tarihinde tahliye edileceğinin davacıya bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi ile Hazineye ait taşınmazların işgal edilmesi halinde tahliyesine ilişkin özel hükümler getirilmiş olup, fuzuli şagil durumunda olan kişilerin tahliyesine ilişkin olarak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesinin 4. fıkrasında, işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hükmüne yer verilmiştir.
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 89. maddesinde, kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlardan süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi feshedilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzuli olarak işgal edilen Hazine taşınmazlarının tahliyesinin; hasat sezonu, iş ve hizmetlerin mevsimlik faaliyet dönemi de dikkate alınarak defterdarlık veya malmüdürlüğünün talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç 15 gün içinde sağlanarak, taşınmazın İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edileceği kurala bağlanmıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesinde, 2886 sayılı Kanun’un 75. maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 52. maddesinde, pazar veya panayır kurulan yerlerin, meydanların, mezat yerlerinin her türlü mal ve hayvan satıcıları tarafından işgali, yol, meydan, pazar, iskele, köprü gibi umuma ait yerlerden bir kısmının herhangi bir maksat için işgali, motorlu kara taşıtlarının park etmeleri için il trafik komisyonlarının olumlu görüşü alınarak belediyelerce şehir merkezlerinde tesis edilen ve işletilen mahallerin çalışma saatleri içinde, taşıtlar tarafından işgali (Bisiklet ve motosikletler hariç) halinde geçici işgal harcı alınacağı hükme bağlanmış, sayılan yerlerin izinsiz işgallerinin mükellefiyeti kaldırmayacağı hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 56. maddesinde ise; 52. maddede belirtilen işgallerden harç alınmasına ilişkin tarife hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Mahkeme kararının kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı yönünden hukuki değerlendirme:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, Silivri Belediye Başkanlığının … günlü, E…. sayılı işlemi yönünden incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmı yönünden hukuki değerlendirme:
Davacı tarafından işletilen büfenin, davalı belediyenin tasarrufundaki taşınmaz üzerine inşa edilerek kullanıldığı ve tahliyesinin istenilmesi üzerine açılan davada, mahkemece taşınmazın davacı tarafından işgaliye harcı karşılığında kullanmasına müsade edildiğinden fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceği, davacının tahliye gerekçesinin hakkında düzenlenen ve tebliğ edilen ödeme emrine konu işgaliye harcının ödenmemesi olarak gösterildiği, ancak anılan ödeme emrinin … Vergi Mahkemesince işgaliye harcı yönünden iptal edildiği, taşınmazın tahliye edilmesi yönünde davacıya herhangi bir ihtarda bulunulmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden, Belediye Encümeninin … gün ve … sayılı kararıyla, imar planında park olarak ayrılan taşınmazın, işgaliye ücreti ödenmek koşuluyla, çay bahçesi, kafeterya, çiçekçi olarak davacının kullanmasına izin verildiği, 2010 yılında Belediye Encümeni kararıyla sökülüp takılabilir ahşap malzemeden 57,00 m² ebatında kapalı alan oluşturularak büfe haline getirildiği ve her yıl belediye tarafından belirlenen işgaliye bedeli karşılığında davacının kullanımının devam ettiği anlaşılmaktadır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun yukarıda yer verilen 52. ve 56. maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, işgal harcının, gün ve saat gibi kısa süreler için söz konusu olabileceği, umuma ait bir taşınmazın ancak geçici olarak ve kısa süreli işgal edilmesi halinde işgal harcı alınacağı düzenlenmiş olup, geçici kullanım karşılığında işgaliye harcı ödenmesinin, kira sözleşmesi gibi taraflara yükümlülük getiren ve süreklilik arz eden herhangi bir hukuki koruma sağlayamayacağı açıktır.
Bu durumda; Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunduğu tartışmasız olan taşınmazın, 2886 sayılı Yasanın 75. maddesi uyarınca tahliyesinin istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, işgaliye harcı ödenmek suretiyle uzun süredir kullanılmış olmasının da, tahliye kararı alınmasına hukuken engel oluşturmayacağı sonucuna ulaşıldığından, taşınmazın tahliyesine ilişkin dava konusu işlemin iptaline yönelik mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın; Mahkeme kararının incelenmeksizin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA oy birliği ile,
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA oy çokluğu ile,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, kararın bozulan kısmı yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa’nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay’da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/10/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz istemine konu … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile dayandığı gerekçe hukuk ve usûle uygun olup, kararın iptale ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davalı idarenin temyiz talebinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.