Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/6063 E. , 2021/5243 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6063
Karar No : 2021/5243
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünde … olarak görev yapmakta olan ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı yaş tashihi kararı ile 02/02/1948 olan doğum tarihi 02/02/1953 olarak düzeltilen davacı tarafından, 30/12/2014 tarihi itibarıyla emekliye sevkine ilişkin aynı tarihli ve 2288 sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 105. maddesinde, bu Kanun’un iştirakçilere ait çeşitli hükümlerinin uygulanmasında, eğer 18 yaşını tamamladıktan sonra yaş düzeltilmesi yapılmış ise 18 yaşının doldurulması tarihindeki doğum tarihinin dikkate alınacağının kurala bağlandığı, bu durumda, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile davacının nüfus kaydında 02/02/1948 olarak gözüken doğum tarihi, 02/02/1953 olarak düzeltilerek, yaşının 5 yaş küçültüldüğü görülmekle, anılan kararın yaş düzeltilmesine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle, 18 yaşını doldurduktan sonra hakkında yaş tashihi yapılan davacının, emeklilik hesabında 02/02/1948 tarihinin esas alınması gerektiği dikkate alındığında, 65 yaşını doldurduğundan bahisle, re’sen emekli edilmesine dair dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Askeri heyetin talebi üzerine gerçekleştirilen işlemin, maddi kaydın düzeltilmesi niteliğinde olduğu, yaş tashihi şeklinde değerlendirilemeyeceği, 09/01/2015 tarihine kadar çalışmasına rağmen, 02/02/2013 tarihi esas alınarak maaş hesabının maddi kaybına sebebiyet verdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerce savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; … Cumhuriyet Savcılığının 31/01/1969 tarihli iddianamesiyle davacının (dosya kapsamında davalı) yaşının tashihini talep ve iddia eylemesi üzerine yapılan duruşma sonucunda, her nasılsa nüfusa 02/02/1948 doğumlu olarak tescil edilmiş ise de, askerlik yoklaması yapılırken 14 yaşlarında bulunduğunun askeri heyet raporu ile bildirildiği, tetkik, müşahade olunan nasiyeyi hali ile de bu durumun anlaşıldığı gerekçesiyle davacının 02/02/1948 olan doğum tarihinin 02/02/1953 olarak tashihine karar verilmiştir.
Davacı ilk defa açıktan atama yoluyla 01/09/1975 tarihinde göreve başlamıştır.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının Elazığ Belediye Başkanlığına hitaplı … tarih ve … sayılı yazısında, 5434 sayılı Kanun’un 105. maddesi uyarınca, 18 yaşın dolumundan sonra yaş tashihi yaptıran davacı hakkında, emeklilikte 02/02/1948 olan asıl doğum tarihine itibar edileceği, bu tarih itibarıyla 65 yaşını 02/02/2013 tarihinde doldurduğu anlaşıldığından, yaş haddinden emeklilik işlemlerinin yapılması istenilmiştir.
Sonrasında 40 yıl, 11 ay ve 29 gün hizmeti olan davacının, 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesi gereğince 30/12/2014 tarihi itibarıyla emekliye sevkine ilişkin Olur tesis edilmiştir.
Elazığ Belediye Başkanlığının aynı tarih ve 2288 sayılı işlemi ile belirtilen tarihte emekliliğe sevk edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ”Yaş” başlıklı 57. maddesinin ikinci fıkrasında; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 02/06/1949 tarih ve 5417 sayılı Kanun ve mülga 04/02/1957 tarih ve 6900 sayılı Kanun ile 17/07/1964 tarih ve 506 sayılı, 02/09/1971 tarih ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarih ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarih ve 2926 sayılı ve 08/06/1949 tarih ve 5434 sayılı Kanunlara, 17/07/1964 tarih ve 506 sayılı Kanun’un Geçici 20. maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihlerinin esas alınacağı kuralı getirilmiştir.
Aynı Kanun’un 5434 sayılı Kanun’a ilişkin geçiş hükümlerinin düzenlendiği Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” kuralı yer almıştır.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 105. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun iştirakçilere ait çeşitli hükümlerinin tatbikinde; emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye ilk defa tayin sırasında kurumlara gösterilen nüfus hüviyet cüzdanlarında yazılı doğum tarihlerinin, eğer 18 yaş tamamlandıktan sonra yaş düzeltilmesi yapılmış ise, 18 yaşın doldurulduğu tarihdeki doğum tarihlerinin, dul ve yetimler hakkındaki hükümlerin uygulanmasında da, dul ve yetim aylıklarına veya (Toptan ödeme)ye hak kazanıldığı tarihlerde, bunların kayıtlı bulundukları nüfus idarelerindeki doğum tarihlerinin esas tutulacağı, ikinci fıkrasında; nüfus hüviyet cüzdanlarındaki doğum tarihleri ile nüfus kayıtlarındaki doğum tarihleri arasında fark varsa, nüfus kayıtlarındaki tarihin, birden fazla nüfus kaydı bulunanların bu kayıtları arasında fark varsa, tarihi eski olan kaydın; sonraki kaydın idare veya kaza mercilerinden verilmiş bir karar ile yapılmış veya düzeltilmiş olması halinde ise, kararların nüfus kayıtlarına henüz geçirilmemiş olsa bile iştirakçiler için bu kararın 18 yaşının doldurulmasından evvel alınmış olmak şartıyla bu kaydın esas olacağı; kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5434 sayılı Kanun’a tabi iştirakçi iken, 5510 sayılı Kanun kapsamına alınarak sigortalı sayılanlar yönünden, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi ile özel düzenlemeler getirilmiş olduğundan; bunlar hakkında anılan geçici madde hükmü gereği, bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının yaşının düzeltilmesine ilişkin kararın, yaş tashihi mi yoksa hatalı nüfus kaydının düzeltilmesine mi ilişkin olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Temyizen incelenen dosya kapsamında, … Cumhuriyet Savcılığının 31/01/1969 tarihli iddianamesi ile davacının yaşının tashihi yönündeki talebi üzerine, askerlik yoklamasının yapıldığı sırada 14 yaşlarında bulunduğunun askeri heyet raporu ile bildirilmesi ve görünüşünün de bu durumu desteklemesi nedeniyle, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/03/1969 tarihli kararı ile davacının 02/02/1948 olan doğum tarihinin 02/02/1953 olarak tashihine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacının doğum tarihinin hatalı yazıldığının askerlik yoklaması sırasında anlaşılarak, görünüş itibarıyla nüfus kaydındaki yaşı arasında bariz bir şekilde uyumsuzluk olduğundan bahisle, askeri makamların talebi üzerine gerçekleştirilen işlemin, yaş tashihi olarak kabul edilemeyeceği açıktır.
Açıklanan nedenle, davacının 02/02/1948 olan doğum tarihinin 02/02/1953 olarak düzeltilmesine ilişkin kararın, nüfus kaydındaki maddi bir yanlışlığın düzeltilmesi niteliğinde olduğu dikkate alındığında, bu husus göz ardı edilerek, 18 yaşını doldurduktan sonra yaş tashihi yapıldığı şeklindeki bir değerlendirme ile düzeltilmemiş doğum tarihine göre 65 yaşın doldurulduğundan bahisle, davacının re’sen emekliye sevkine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, aynı yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 20/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.