Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/9292 E. 2015/10721 K. 25.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9292
KARAR NO : 2015/10721
KARAR TARİHİ : 25.05.2015

Tebliğname No : 6 – 2013/181556
MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2010/336 (E) ve 2013/203 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine göre yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Suça sürüklenen çocuklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin istem gibi mahalline İADESİNE,
III- Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Onsekiz yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuklar hakkında duruşmaların kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden bir kısım duruşmaların açık yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmamış, müsaderesi talep edilen Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2010/203 sırasında kayıtlı emanet eşyası hakkında mahkemesince zamanaşımı süresi içerisinde her zaman bir karar verilmesi olanaklı görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuk F.. O.., M.. O.., A.. D.. hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken, Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun’un 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/4. maddesinde yer alan “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde on birinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak on sekiz yaşından küçük suça sürüklenen çocuklar hakkında hapisten çevrilen adli para cezasının yerine getirilmemesi durumunda, hapse çevrileceğine dair ihtar yapılmasına karar verilmesi,
3- 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4- Müştekinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde suça sürüklenen çocukların işyeri bahçesinde bulunan işyerine ait kolonları balyozlarla parçalayıp içinden demirleri aldığını beyan ettiği, soruşturma aşamasında yapılan keşifte ise olay yerinin metruk bina olduğunun belirtilmesi karşısında, suçun bahçesinde işlendiği müştekiye ait olan yerin “bina” niteliği taşıyıp taşımadığının kesin olarak anlaşılamaması karşısında, mahkemece keşif yapılarak suça konu yerin suç tarihinde bina niteliği taşıyıp taşımadığı ve suça konu kırılan kolonların da binanın eklentisi niteliğinde olup olmadığı duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespitinden sonra suç niteliğinin belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- Müşteki beyanına ve yakalama tutanağına göre suça sürüklenen çocuklara atılı hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı halde suça sürüklenen çocuklar hakkında tamamlanmış hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, yeni kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 25/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.