Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/11702 E. 2015/15421 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11702
KARAR NO : 2015/15421
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

Tebliğname No : 2 – 2015/101542
MAHKEMESİ : Bucak Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/07/2013
NUMARASI : 2006/414 (E) ve 2013/326 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan inceleme de;
Sanık İ.. G.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda bir karar verilmemesi, anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olup infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas teşkil eden mahkumiyetleri bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 18,75 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca “Sanığın Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/07/2001 tarih ve 2001/104 esas ve 2001/1025 karar sayılı mahkumiyet kararı ile mükerrir olduğu anlaşıldığından TCK’nın 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,” ve hüküm fıkrasından yargılama giderleri ile ilgili kısmın çıkartılmasına, yerine “toplam 18,75 TL olan yargılama giderinin inceleme tarihi itibariyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 342/4. maddesi gereğince Devlet hazinesine yüklenmesine” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk U.. K.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğun daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat
değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydında hiç mahkumiyeti bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğu şeklindeki hatalı gerekçe ile cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2- Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesine aykırı olarak aynı maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi,
3- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, 18,75 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline
karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 14/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.