Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/9435 E. 2015/10787 K. 26.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9435
KARAR NO : 2015/10787
KARAR TARİHİ : 26.05.2015

Tebliğname No : 6 – 2013/177872
MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2012
NUMARASI : 2011/558 (E) ve 2012/1393 (K)
SUÇ : Hırsızlık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 27621 sayılı Resmî Gazetede 24/06/2010 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 5995 sayılı Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6. maddesi ile değiştirilen 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12/5. maddesine göre “Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare tarafından… el konulacağının” anlaşılması karşısında tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilememiştir.
Sanığın 24/06/2011 tarihlerinde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan Aksu nehri yatağından izinsiz kum aldığının iddia edildiği somut olayda tutanak tanıkları da dinlenerek eylemin sabit olduğunun belirlenmesi halinde; 3213 sayılı Kanun’un 12/5. maddesine göre “…bu şekilde maden çıkartılması ve/veya sevk edilmesi Devlet malına karşı işlenmiş fiil sayılır. Bu fiili işleyenler adli takibat yapılmak üzere ilgili makamlara bildirilir.” hükmü, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 27621 sayılı, Resmi Gazete’de 24/06/2010 tarihinde yayımlanan 5995 sayılı Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6. maddesiyle 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 12. maddesinin 5. fıkrasının değiştirildiği, buna göre; “Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde sevk edilen madene el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup, el konulan ve el konulma imkânı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak ayı satış bedelinin üç katı tutarında idari para cezası uygulanır…” hükmüne yer verildiği dolayısıyla; söz konusu değişiklik sonrasında sanığın eyleminin suç olmaktan
çıkıp sadece idari yaptırımı (para cezası) gerektirdiğinden Kabahatler Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca “kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilmesi gerektiği’ ne ilişkin düzenleme gözetilerek sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.