Danıştay Kararı 4. Daire 2021/3533 E. 2021/5326 K. 19.10.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/3533 E.  ,  2021/5326 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3533
Karar No : 2021/5326

TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1) …

2) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … tarih ve … sayılı ödeme emrinin dayanağını teşkil eden; …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı ihbarnamelere ilişkin olarak; muhatabın adreste bulunmadığı şerhini içerir 02/10/2018 tarihli ilk tebliğ alındısı ile adres kayıt sistemindeki adrese çıkarılan ikinci tebligat olduğu şerhi yer alan, üzerine 08/10/2018 tarih kaşesinin basıldığı ikinci tebliğ alındısının ve 08/10/2018 tarihli tebligat pusulasının sunulduğu …,… sayılı ihbarnamelerin tebliğine ilişkin dosyaya sunulan tebliğ alındısında ise; ilk olarak 04/10/2018 tarihinde, ikinci kez 09/10/2018 tarihinde adres kayıt sistemindeki adrese iki kez gidildiğinin tek tebliğ alındısında belirtildiği, adrese 09/10/2018 tarihli pusula bırakıldığı, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin dayanağını teşkil eden ihbarnamelere ilişkin olarak dosyaya, ilk olarak muhatabın adreste tanınmadığı ve merciine iade şerhini içerir 16/03/2019 tarihli ilk tebliğ alındısı ile üzerine 10/04/2019 tarih ve 16/04/2019 tarih kaşelerinin basıldığı ikinci tebliğ alındısının sunulduğu ve adrese 16/04/2019 tarihli pusula bırakıldığı ancak dosyaya sunulan tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhine yer verilmediğinin görüldüğü, ayrıca … sayılı ödeme emri dayanağı ihbarnamelerin ilk ve ikinci tebliğleri arasında 15 günden az bir süre olduğu, tüm bu nedenlerle, davacı adına düzenlenen ödeme emri içeriği ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesi hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşıldığından, usulüne uygun bir şekilde kesinleşmiş kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, dava konusu … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesinin … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kararının usul ve hukuka uygun, … tarih ve … sayılı ödeme emirleri dayanağını teşkil eden ihbarnamelere ilişkin olarak; 16/03/2019 ve 16/04/2019 tarihli tebliğ alındılarının incelenmesinden, vergi/ceza ihbarnamelerinin davacının MERNİS adresine tebliğe çıkartıltıldığı, bu evraklardan, 16/03/2019 tarihli birinci kez tebliğ alındısı üzerinde “no:… boş olup, muhatap adresin isim ve imzadan imtina eden no:…’e soruldu. Tanınmadığı sözlü beyanından anlaşıldığından, çıkış mercine iade” şerhinin olduğu, 16/04//2019 tarihli ikinci kez tebliğ alındısı üzerinde de, “muhataba ait adres sistemindeki adrese çıkartılan 2. tebligat olup, görüşme mektubuna icap edilmediğinden tebligat pusulası ile tebliğ edilmiştir” şerhinin yer aldığı, tebliğ alındılarının imzalı olduğu görüldüğünden, vergi/ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşıldığından Mahkeme kararının bu kısmının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle vergi mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI :Davacı tarafından, temyize konu kararın gerekçesinde belirtilen vergi/ceza ihbarnamelerinin davalı idare tarafından yeniden tebliğ edildiği, söz konusu ihbarnamelerin dava konusu edildiği ve … Vergi Mahkemesinin kabul kararıyla iptal edildiği, bu nedenle dava konusu ödeme emirleriyle istenebilecek hukuken mevcut, tahsil edilebilir, bir kamu alacağı bulunmadığından, Mahkeme kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu, söz konusu Mahkeme kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin ileri sürdüğü iddialar bozulması istenen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davacının dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin kısmına dair temyiz istemine gelince;
Söz konusu ödeme emri dayanağını teşkil eden ihbarnamelere ilişkin; … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih E:…, K:… sayılı kararının temyiz aşamasında Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/10/2021 tarih E:2021/5393, K:2021/5325 sayılı kararıyla bozulduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, dava konusu …tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin sözü edilen karar dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … ve …’in karşı oyu ve oyçokluğu ile BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2021 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davanın kısmen kabul, kımen reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 93. maddesinde, tebligatın adresleri bilinenlere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ise ilan yolu ile yapılacağı, bilinen adresler; 101. maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde, işyeri adresleri ve (3) numaralı bendinde, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olarak sayıldıktan sonra aynı maddenin 3. fıkrasında, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı, 102. maddesinin beşinci fıkrasında, bu Kanunun 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğin yapılmış sayılacağı kurallarına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin dayanağını teşkil eden …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı ihbarnamelerin tebliğlerine ilişkin olarak tebliğ pusulalarında yukarıda yer verilen yasa kurallarında belirtilen ibarelere yer verilmediği görüldüğünden, düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, Vergi Dava Dairesi kararının davaya konu edilen … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararının buna ilişkin kısmına kararına katılmıyoruz.